KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/7880 E., 2012/14729 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
490 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/03/2011 tarih ve 2011/4-2011/168 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket tarafından müvekkilinden para tahsil edildiğini ve ödenmediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından davalı şirket aleyhine açılan davada, Köln Asliye Hukuk Mahkemesi'nce, 14.878,59 Euro ana para ile 4.211,22 Euro muhakeme masrafının faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini ileri sürerek, kararın tenfizini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, yabancı mahkemece usulüne aykırı bir şekilde gıyapta hüküm kurulduğunu, HUMK'nun 17. maddesindeki kesin yetki uyarınca davanın, şirket merkezinin bulunduğu yerde açılması gerekirken kanuna karşı hile yoluyla Almanya'da dava açıldığını, TTK'nun 405. maddesi gereğince ortakların şirkete sermaye olarak verdikleri şeyi geri isteyemeyeceğini, kararın tenfizi halinde anayasanın eşitlik ilkesinin de ihlal edileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının açıkça kamu düzenine aykırı bir karar olmadığı, kendisine karşı tenfiz istenen davalının mahkemeye usulünce çağrıldığı gibi kararın da usulünce davalıya tebliğ edildiği, her ne kadar Almanya ile Türkiye arasında karşılıklı ikili anlaşma olmamakla beraber Türk Mahkemeleri kararlarının Almanya'da tenfizi mümkün olduğundan fiili uygulamanın mevcut olduğunun kabul edildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile kararın tenfizine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, tenfiz davalarının eda davası değil, tespit davası niteliğinde bulunması sebebiyle harç ve vekalet ücretinin maktu olarak tahsili gerektiğinden, mahkemece maktu harca ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve vekalet ücretine
hükmedilmesi doğru görülmeyip kararın bu nedenle bozulması gerekirse de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/7880, K. 2012/14729, 1 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama