KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/7887 E., 2012/14963 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
499 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/01/2011 tarih ve 2009/185-2011/14 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 1992 yılındaki kuruluşundan itibaren İSG Sağlık Güvenlik Çevre Endüstriyel İlişkiler Yönetim Danışmanlığı Ltd.
Şti ticaret unvanı ile faaliyetini kesintisiz olarak sürdürdüğünü, faaliyet alanı kapsamında iş ve işçi sağlığı ile iş güvenliği önlemlerinin alınmasına yönelik danışmanlık hizmeti verdiğini, ticaret ünvanının ayırt edici unsuru olan İSG ibaresini faaliyetini sürdürdüğü tüm alanlarda işletme adı, logosu ve ayırt edici tanıtım vasıtası olarak da kullandığını, davalı şirketin ise 1998 yılında İSG ibaresini içermeyen bir ünvanla kurulduğunu, 2004 yılında da ticaret ünvanında yer almayan İSG ibaresini 6, 9, 25, 35, 41, 42 ve 44. sınıf hizmetleri içerecek biçimde marka olarak tescil ettirdiğini,
oysa anılan ibare üzerinde gerçek hak sahipliğine dayalı önceliğin davacı şirkete ait olduğunu, davalının İSG ibaresini marka olarak tescil ettirmesinin kötüniyetli olup, aynı zamanda haksız rekabet de oluşturduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli İSG ibareli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ticaret unvanı ile müvekkili markası arasında iltibas bulunmadığını, zira davacının ticaret unvanının ayırt edici unsurunun İSG ibaresi olmadığı gibi, müvekkilinin markasının da İSG İdeal Sağlık Danışmanlık Eğitim Hizm.İş Güvenliği Malz. İç ve Dış Sanayi Ticaret Limited Şirketi ibarelerinden oluştuğunu, sektörde genel kullanımı olan İSG ibaresinin bir çok firma tarafından ticaret unvanında kullanıldığını, davacının ticaret ünvanında yer alan İSG ibaresini tek başına marka olarak kullanma hakkı bulunmadığını, marka tescilinin kötüniyetli yapılmayıp, haksız rekabet de yaratmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, İSG ibaresinin ticaret ünvanı ve markasal olarak kullanım önceliğinin davacı şirkete ait bulunduğu, aynı sektörde faaliyette bulunan davalının davacının ticaret ünvanının ayırıcı eki olan ve onun tarafından tescilsiz marka olarak da kullanılmakta bulunan İSG ibaresini, asıl unsur olarak içeren marka tescilinin davacı aleyhine haksız rekabet oluşturduğu, davacının 556 sayılı KHK'nin 8/3 ve 8/5. maddesi hükümleri uyarınca davalının marka tesciline itiraz etme ve onun hükümsüzlüğünü talep etme hakkının bulunduğu,
ancak davalı markasının 35/3, 41/1, 2, 4, 5, 42/1 ve 44/1. sınıf hizmetler bakımından davacının ticaret unvanı ve tescilsiz markası ile iltibasa sebebiyet verdiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının 2004/23703 sayılı markasının 35/3, 41/1, 2, 4, 5, 42/1 ve 44/1. sınıf hizmetler bakımından hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, sair iptal istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/7887, K. 2012/14963, 3 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama