KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/8045 E., 2012/14347 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/02/2010 tarih ve 2009/459-2010/66 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı şirketin merkezinin Diyarbakır’a taşınması ve şirkete müdür seçilmesi ile ilgili olarak 09/07/2009 tarihinde ortaklar kurulu toplantısı yapıldığını, müvekkilinin her iki karara da muhalefet ettiğini, toplantının Türk Ticaret Kanununun 536. maddesinde belirlenen usule uygun yapılmadığını, şirketin işletmesindeki hastanenin Ankara’da bulunduğunu, alınan kararın iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek, ortaklar kurulu kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamıştır.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davacının söz konusu davayı şirket merkezinin bulunduğu yerde açmasının gerektiği, dava tarihi itibariyle davalı şirketin merkezinin Diyarbakır’a nakledildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle dava dilekçesinin yetki yönünden reddi ile karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın yetkili Diyarbakır nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1– Mahkemece verilen karar, davalı vekiline 14.04.2011 günü tebliğ edilmiş ve hüküm, 15 günlük temyiz süresi geçirildikten sonra 02.05.2011 tarihinde temyiz edilmiştir. 01.06.1990 gün ve 1989/3 esas,1990/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararında, süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden, davalı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2– Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince: Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/8045, K. 2012/14347, 26 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama