KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/8064 E., 2012/15233 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 05/04/2011 tarih ve 2009/1206-2011/294 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin, dağıtım ve teslim sözleşmesi uyarınca davalının bir müşterisinin kredi kartını adresinde teslim ettiği halde, başka bir kişiye teslim edildiğinden ve belirlenemeyen kişinin yaptığı harcamaları kadar zarara uğradığından bahisle müvekkilinin hesabından kesinti yaptığını ileri sürerek, 4.808.470.000 TL’nın istirdadını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kredi kartı sahibinin itirazı üzerine davalıdan istenen teslim belgelerini davacının ibraz edememesi üzerine, kredi kartı sahibine harcama bedellerinin ödendiğini, sözleşmenin 7 nci ve 9 ncu maddesi uyarınca anılan meblağın bloke edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı şirkete atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı, kredi kartının alıcısına usulüne uygun şekilde teslim edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 4.642,00 TL alacağın %42 avans faiziyle birlikte faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Mahkemece dava konusu alacağın talep uyarınca dava tarihinden itibaren %42’yi aşmamak kaydıyla değişen oranlarda avans faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken, "asıl alacağın %42 avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline şeklinde" hüküm kurulması doğru değilse de, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın yeniden icrasını gerektirmediğinden, HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca, davalı vekilinin bu konuya ilişkin olarak temyiz itirazlarının kabulü ile kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/8064, K. 2012/15233, 4 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama