KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/8246 E., 2012/14377 K.·(Şişli 1. Sulh Hukuk Mahkemesi)
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2012
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
260 kelime·1 dk okuma
Hasımsız görülen davada İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/04/2010 tarih ve 2009/1060-2010/348 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin hamili bulunduğu keşidecisi ..., muhatap bankası Garanti Bankası Çağlayan Şubesi olan 0179991 ve 0179993 seri nolu iki adet çekin müvekkilinin işyerinden çalındığını ileri sürerek, söz konusu çeklerin iptalini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iptali istenen çekler bedel içermediğinden TTK'nun 692/2. maddesi uyarınca kambiyo senedi vasfını taşımadıkları gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava TTK'nun 730/20 maddesi delaletiyle 669. vd. maddelerine dayalı hasımsız çek iptali istemine ilişkindir.
TTK’nun 730/1-20. maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 592 nci madde hükmü uyarınca, bir çek’in kısmen doldurulmuş ya da sadece imzalanmış olması halinde, tedavüle çıkarılması mümkün ve geçerlidir. Somut olayda davacı taraf, iptali istenen çekler şirketin muhasebe kayıtlarına işlenmeden çalındığından bedellerinin tespit edilemediğini bildirmiştir.Yukarıda anılan Yasa hükmünde, çek’in kısmen doldurulmuş ya da sadece imzalanmış olması halinde dahi, tedavüle çıkarılmasının mümkün ve geçerli olduğunun düzenlenmesi karşısında, mahkemece, bedelinin bildirilememiş olmasının çek'in kambiyo senedi vasfını yitirmesi sonucunu doğurmayacağı düşünülerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle istemin reddi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/8246, K. 2012/14377, 26 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama