KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/8271 E., 2012/14062 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
421 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/12/2010 tarih ve 2008/770-2010/893 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin taşınmazını ve içinde bulunan muhtelif eşyalarını davalı ... şirketine Evim paket poliçesi ile sigorta ettirdiğini, müvekkilinin bayram tatili nedeniyle şehir dışında olduğu sırada taşınmaza girilip içerisinde bulunan eşyaların götürüldüğünü, olaydan 24.10.2007 tarihinde haberdar olan müvekkilinin aynı gün durumu jandarmaya bildirdiğini ve tutanak tutulduğunu, davalıya zararın tazmini için yapılan başvurunun reddedildiğini ileri sürerek, 17.000 TL’nın olay tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, olayın hırsızlıktan ziyade taşınmayı andıran bir durum olduğunu, kapılarda zorlama izi olmadığını, davacı ile arasında husumet bulunan oğlunun eşyaları götürüp sattığının öğrenildiği ve olayın teminat dışı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı tarafça sunulan jandarma tutanakların asıllarına ulaşılamadığı, jandarma kayıtlarında tutanak ve olaya ilişkin bilgi olmadığı, Cumhuriyet Savcılığına da yansıyan bir tahkikat bulunmadığı, hırsızlık olayı ile ilgili başkaca kesin, somut herhangi bir belge de sunulmadığı, kaldı ki fotokopi tutanaklarda bir tespit yapılmadığı, beyana göre tutulduğu, hırsızlık olayı kabul edilmiş olsa dahi kasten ve iyi niyet kurallarına aykırı ihbar durumunda olayın teminat içinde kaldığının ispat yükünün sigortalıya ait olduğu, hırsızlık iddiasının yasal ve yeterli delillerle kanıtlanamadığı, salt beyana dayalı riziko ve hasarın gerçekleştiğinin kabulünün mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, davalı tarafından sigortalanan evde hırsızlık meydana geldiğini ve davalı şirketin ödeme yapmadığını iddia ederek dava açmış, davalı vekili ise davacının eşyalarının oğlu tarafından götürülüp satıldığını, bu nedenle zararın teminat kapsamında kalmadığını savunmuştur. Taraflar arasında davacının eşyalarının sigortalı evden götürüldüğü konusunda ihtilaf bulunmamaktadır.
Davacının hırsızlık iddiası ile ilgili jandarma tutanağı ibraz etmesine ve tutanağın sahte olduğu da iddia ve ispat edilmediğine göre, bu durumun aksini yani eşyaların oğlu tarafından götürüldüğü ve olayın hırsızlık olmadığına dair ispat külfeti davalı ... üzerinde olup, mahkemece sigorta şirketinden bu husustaki delilleri sorulup, ibraz etmesi için süre verilerek sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekirken, eşyalar oğlu tarafından götürüldüğü halde davacının kasten ve kötü niyetli ihbarda bulunduğu varsayımına dayanılarak hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/8271, K. 2012/14062, 24 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama