KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/8353 E., 2012/15424 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
602 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/02/2011 tarih ve 2008/510-2011/71 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketle davalı arasında, Ankara -Kiev-Ankara arasında yük taşıması için anlaşma sağlandığını, taşıma konusu 40 ton yükün iki ayrı TIR'a yüklenerek, 22.01.2008 tarihinde taşımanın başladığı, araçların 01.02.2008 günü Zonguldak'tan gemiye binerek 06.02.2008 tarihinde Kiev gümrüğüne giriş yaptıklarını, 26.02.2008 tarihinde gümrükten dönüş amaçlı çıktıklarını, bu aşamada ithalat için üç ve ihracat için üç gün olmak üzere toplam altı günlük bekleme süresi düşülerek her bir araç için günlüğü 150 USD üzerinden toplam 4.800 USD bekleme ücreti talep hakkı doğduğunu,
davalı adına gidiş navlunu için düzenlenen 10.300 USD tutarında fatura için sadece 3.000 USD ödendiğini, bekleme ücreti ve bakiye navlun alacağı için davalı tarafından ödeme yapılmaması üzerine davalı hakkında başlatılan takibe, davalının haksız şekilde itiraz ederek takibi durdurduğunu ileri sürerek, 12.100 USD olarak belirtilen takip alacağına yönelik itirazın iptaline, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında yapılan sözleşme gereği, Kiev'e taşıma yapıldıktan sonra, davacının, müvekkiline getirmesi gereken yükü dava dışı Kazak Tarım Ltd. Şti'ne teslim ettiğini, sözleşmeye aykırı davranarak dönüş taşımasına ait edimini yerine getirmeyen ve kusurlu davranışlarıyla bekleme süresinin uzamasına neden olan davacının, alacak talebinde bulunamayacağını savunarak, davanın reddini ve davacı aleyhine % 40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasındaki taşıma akdine göre davacının, davalıdan 20 ton kapasiteli her bir araç için gidiş navlun ücreti olarak 5.150 USD ve fiilen taşımada kullanılan iki araç için 10.300 USD navlun ücreti ile sözleşmede kararlaştırılan serbest süreler dışında gerçekleştiği anlaşılan araç başına 16 günlük beklemeler nedeniyle, günlüğü 150 USD üzerinden araç başına 2.400 USD ve iki araç için 4.800 USD bekleme ücreti talep edebileceği, navlun ve bekleme ücreti toplamları olan 15.100 USD alacaktan,
davalı tarafça ödendiği sabit bulunan 3.000 USD’nın tenzili ile davacının takiple istediği 12.100 USD alacağının kanıtlandığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının takibe itirazın iptaline, alacağın likit olması itibari ile yabancı para alacağının takip tarihindeki kurdan Türk Lirası karşılığı üzerinden 6.050 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında, Ankara-Kiev-Ankara arasında taşımanın yapılacağı hususu tartışmasızdır. Ancak davalı, dönüşte Kiev-Ankara arasında dava dışı Kazak Tarım Ltd. Şti'ne ait yükü getirmiştir.
İşbu davaya konu bekleme ücretinin 07.02.2008 tarihinde Kiev gümrük giriş ile 26.02.2008 tarihinde Kiev gümrüğünden çıkış arasında gerçekleştiği sabit olmakla birlikte, bu beklemenin, giriş gümrüğünde mi yoksa 3. kişinin malının taşınmak üzere teslim alınmasından sonra mı ve hangi nedenle gerçekleştiği araştırılmamış olup, davacının, 3. kişinin malını teslim aldıktan sonra beklemenin gerçekleştiğinin anlaşılması halinde, davalının bu bekleme ücretinden sorumlu olmayacağı düşünülmeksizin karar verilmiştir.
Bu itibarla, gerekirse tüm belgeler yeniden değerlendirilmek suretiyle yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucunda, yetersiz bilirkiyi raporuna göre hüküm verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/8353, K. 2012/15424, 8 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama