KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/8412 E., 2012/16443 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
391 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 14.02.2011 tarih ve 2010/703-2011/24 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka mensuplarının tedavi hizmetlerinin yapılması için davalı ile sözleşme imzalandığını, sağlık hizmetleri karşılığında davalının bankaya gönderdiği faturaların müvekkili bankanın uzman hekimince incelenip değerlendirilmesi sonucu uygun gördüğü bedelin fatura bedeli olarak ödenip ya da davalı kuruma verilen avans şeklindeki ödemeden mahsup edildiğini, davalı kuruma muhtelif tarihlerde 506.749.195.701 TL avans şeklinde ödeme yapıldığını, banka hekimince yapılan değerlendirme sonucu ödenmesi gereken miktardan 18.978.987.951 TL fazla ödeme yapıldığının tespit edildiğini,
davalıya gönderilen ihtara olumsuz yanıt alındığını ileri sürerek, 18.978.987.951 TL’nin talep tarihi olan 08.03.2004 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, ıslahla 19.006,92 TL'nın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, aksine müvekkilinin davacı bankadan 20.459.198.640 TL alacaklı olduğunu, bu alacağın davacı tarafın müvekkili hastanenin alacağının %10’unu bloke etmesinden kaynaklandığını, taraflar arasında varılan mutabakata göre müvekkilinin alacağının %10’u tutarındaki bir meblağın davacı bankanın uhdesinde bulundurulmasının kabul edildiğini, 13.08.2003 tarihli davacı bankanın İnsan Kaynakları Müdürlüğü’nün Genel Muhasebe Müdürlüğü’ne yazdığı yazıda savunmalarının teyit edildiğini savunarak, davanın reddine, aksi halde 20.459.198.640 TL alacağın takas mahsup edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre, BK nın 122. maddesi uyarınca takas hakkının doğduğu tarih itibariyle takas mahsubunun yapılması gerektiği, davacı bankanın İnsan kaynakları Müdürlüğünün genel muhasebe müdürlüğüne yazdığı 13.08.2003 tarihli yazı içeriğinden bankanın davalıya ait 20.459.198.640 TL (20.459,19 TL) ye bu tarih itibariyle bloke koyduğu, davalının takas-mahsup ettiği alacağının 18.03.2004 olan davalının temerrüt tarihinden önce muaccel olduğu, davacının 19.006,92 TL alacağından davalının muaccel 20.459,19 TL karşı alacağını takas mahsup hakkının kullanımı neticesinde davacının hiç bir alacağının kalmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/8412, K. 2012/16443, 17 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama