KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/843 E., 2011/4746 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
444 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.01.2009 gün ve 2006/357-2009/11 sayılı kararı onayan Daire’nin 29.11.2010 gün ve 2009/5954-2010/12189 sayılı kararı aleyhinde vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Ziraat Bankası Çorum Şubesi'ne 28.000 Euro yatırarak vadeli döviz tevdiat hesabı açtırdığını, 22/11/2004 tarihinde bu paranın çekilmiş olduğunu fark ettiğini, müvekkilinin bu tarihte yurtdışında bulunduğunu, vadeli hesabı ile ilgili işlem yapması için hiçbir şahsa ve şube personeline yazılı veya sözlü talimat vermediğini, davalı bankadan parasını almak istediğinde parasının çekilmiş olduğu gerekçesiyle ödeme yapılmadığını,
meydana gelen zarardan davalı bankanın kusursuz sorumluluğunun bulunduğunu iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 28.000 Euro’nun 22/11/2004 tarihinden itibaren davalı bankadan hesabın açıldığı tarihteki cari vadeli mevduat faiz oranları üzerinden hesap edilecek işlemiş ve dava sonuna kadar işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 25/09/2008 tarihli ıslah dilekçesiyle 28.000 Euro’nun dava tarihinden, 1.156,85 Euro’nun ıslah tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereği yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının 2005 yılı Ağustos ayında hesabından 22/11/2004 tarihinde para çekildiğini öğrendiğini, bu nedenle BK. 306, 307 ve 55. maddelerine göre 6 aylık ve 1 yıllık zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, ayrıca müvekkilinin ve özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini, buna rağmen bir kısım kişi ya da kişilerin kötüniyetli ve kasıtlı eylem ve işlemlerinin önüne geçemediğini, müvekkilinin zarardan sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davalı vekilinin zamanaşımı definin yerinde olmadığı, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinden dolayı davalının akdi sorumluluğunun bulunduğu ve BK. 99/2 maddesi gereği hafif kusurlardan dahi sorumlu olduğu ve davacıya ait paranın usulsüz tediye fişiyle banka çalışanı tarafından zimmete geçirilmesinden davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle 28.000 Euro’nun dava tarihinden, 1.156,85 Euro’nun ıslah tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereği devlet bankalarının yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden uygulanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 29.11.2010 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/843, K. 2011/4746, 21 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama