KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/8559 E., 2012/16025 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.10.2010 tarih ve 2007/279-2010/152 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı adına TPE nezdinde 2005/34372 numarası ile tescilli şekil markasının ayırt edici vasfının bulunmadığını, dava konusu şekil markasının üzerinde kullanıldığı ürünlerin işlevsel özelliğini gösterdiğini ve teknik zorunluluktan kaynaklandığını ileri sürerek 556 sayılı KHK’nın 5/1 ve 7/1-a maddeleri uyarınca markanın koruması kapsamında bulunan emtialar yönünden tescilinin mutlak red nedeni olduğunun tespitine ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, süre içinde açılmayan talebin zamanaşımına uğradığını, esasa ilişkin olarak da, hükümsüzlüğü istenen desenin emtialının işlevi gereği zorunlu bir şekli özellik iddiasının dayanağının bulunmadığını ve emici kağıt desenlerinde sonsuz tasarım özgürlüğünün bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının “Selpak” markalı temizlik kağıdının ambalajı üzerinde kullandığı dava konusu iç içe geçmiş halklardan oluşan şeklin görsel algılamada ortalama tüketiciyle ürünün kendisi ile “birebir etkileşimi” sağladığı için markanın 556 sayılı KHK’nın 5.maddesi anlamında ayırt edicilik niteliğine sahip bulunduğu, bunun yanında hükümsüzlüğü istenen desen markasındaki desenin kağıt havlu ve benzerleri için teknik bir zorunluluk niteliğinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/8559, K. 2012/16025, 12 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama