KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/8569 E., 2013/14254 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
995 kelime·5 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31.03.2011 tarih ve 2007/227-2011/202 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 02.07.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirket ile davalı ... Ünlüsü arasında 12.02.2005 tarihinde her iki tarafa yükümlülükler getiren sözleşme imzalandığını, sözleşme gereği davacı şirketin muhtelif zamanlarda davalının yükümlülüklerini yerine getirmesi için toplam 40.000 Euro ödediğini, buna rağmen davalının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacının ödediği 40.000 Euro'yu davalıdan geri alamaması üzerine davalı aleyhine Kartal 1. İcra müdürlüğünün 2006/4589 esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalının haksız olduğu halde borca itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve davalının %40 icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, davacının o tarihteki ilişki gereği davalıya ödeme yaptığını, bu nedenle davacının yaptığı ödemeleri BK'nın 62. maddesi gereğince talep edemeyeceğini, davacı şirket yetkililerinin Faltınel Tersanesi Ltd. Şti.'ni dolandırmaktan mahkum olduklarını ve bu şirketi işlemez hale getirdiklerini, davacı yetkililerinin dolandırıcılığı nedeniyle davaya konu işin yapılamadığını, temerrüde düşürülmediği halde davalıdan faiz talep edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İşbu dosya ile birleşen Kartal 2. Asliye Hukuk Mahkemekesi'nin 2006/509-2007/84 sayılı dosyasında davacı vekili, davacı şirketin Faltınel Tersanesinde yapımını üstlenmek üzere olduğu 65 m.'lik yatın proje yönetimi için davalı ...
Ünlüsü ile 12.02.2005 tarihinde sözleşme yaparak bu görevi davalıya verdiğini, bu sözleşme gereğince davalıya 40.000 Euro ödendiğini, ancak davalının ödemeleri almasına rağmen davacı şirket lehine hiçbir çalışma yapmadığını, davacı şirketin ticari sır niteliğindeki belge, bilgi ve portföyünü Fal Grubuna ait Yay Gemi Yapım San. ve Tic. A.Ş.'ne, Fal Tersanesi Ltd.
Şti.'ne ve Fahad Mohammed Alathal'e naklettiğini, projenin müvekkili şirketçe belirlenen fiyatının 750.000 Euro olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 13. maddesinde, sözleşmeden sonra davalının başka bir projede yer almayacağının, 14. maddesinde de davalının davacı ile yaptığı gizlilik anlaşmasına sadık kalacağının kararlaştırıldığını, tüm bunlara rağmen davalının sözleşme hükümlerine uymayarak aynı iş kolunda yabancı sermayeli başka bir şirkete geçtiğini ve geçtiği şirkete davacı şirketten öğrendiği ticari sırlar vesilesiyle ortaklık hakkı kazandığını, bunun tek nedeninin davacının ticari sır ve belgelerini Fal Grubu (Fal Tersanesi Ltd.
Şti. ve Yay Gemi Yapım san. ve Tic.
A.Ş.) diye anılan şirketlerin yararlanmasına açarak 65 m.'lik yatın yapımını bahsi geçen şirketlerin yapmasını sağlamak olduğunu, davalının Fal Grubuna yapmış olduğu yat ile davacının proje, çizim, maliyet ve mühendislik hesapları ve benzeri işlemlerini yaptığı yat ile aynı olduğunu, bu projenin davacı tarafından yapılmamasının maddi zarara sebep olduğunu, proje için 750.000 Euro ve aynı projenin devamı için ödenmesi gereken ücretler dikkate alındığında davacının maddi zararının 1.500.000 Euro olduğunu,
yatın inşasından da 8.000.000 Euro elde edebilecekken davalı yüzünden bu gelirden de mahrum kaldıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalının sözleşmeye aykırı davranarak davacıyı uğrattığı zarar için şimdilik 10.000 TL maddi tazminatın ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların, 12.02.2005 tarihinde tam iki tarafa borç yükleyen ücretli vekalet sözleşmesi imzaladıkları, her ne kadar davalı bu sözleşmenin davacı temsilcisi olmayan Hakan Altınel tarafından imzalandığını ve bu nedenle sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri sürmüş ise de davacının 12.02.2005 tarihinde yapılan ilk avans ödemesi ile sözleşmeye icazet verdiğinin kabulü gerektiği, davacının sunduğu ödeme belgeleri ile davalıya sözleşme nedeniyle 40.000 Euro ödediğinin ispatlandığı, davalının da sözleşme nedeniyle kendisine ödenen 40.000 Euro avansa itiraz etmediği,
ancak sözleşmenin kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirdiğine ilişkin dosyaya bilgi ve belge sunamadığı, bu haliyle davalının yükümlülüklerini yerine getirdiği iddiasını ispatlayamadığı, davalının sözleşmeyi feshettiğine ilişkin delil sunmadığı, ancak davalının 04.08.2005 tarihinde tescil edilen Yay Gemi Şirketinin kurucu ortaklarından olduğu ve 28.09.2005 tarihinde bu şirketin yönetim kurulu üyeliğine atandığı, 27.10.2005 tarihi itibariyle taraflar arasındaki sözleşmenin sona erdiğinin kabulü gerektiği, davalının davacı şirket yetkililerinin dolandırıcılık suçunu işlemesi nedeniyle sözleşmeyi feshettiğini bildirdiği,
ancak dosyaya sunulan belgelerden iddia ettiği suç tarihinin 01.07.2005 olduğu ve davalının 16.06.2005 tarihli avans ödemesinden sonra ödeme talep etmediği yani davalının sözleşmeyi kendince feshedip diğer şirkete ortak olmaya karar verdiği tarihte suçun henüz işlenmemiş olduğu,
davacının birleşen davada ileri sürdüğü haksız rekabetin önlenmesi ve haksız rekabet yüzünden uğranılan zararın tazmini talebinin, davalının Fal Tersanesi ve Yay Gemi'ye yaptığı yatın proje, çizim, maliyet ve mühendislik hesaplarının, davacının işlerini yaptığı yat ile aynı olduğu iddiasına dayandırdığı ancak teknik incelemede yatların şartnameleri arasında önemli farklılıklar bulunduğu, stabilite hesaplamalarının imalatı tamamlanıp teslim edilen yata ait olduğunun tespit edilemediği,
şartnamelerdeki yat ölçülerinin ana boyut değerleri açısından yakın olduklarını, ancak farklı kapasite değerlerine sahip iki tekneyi gösterdikleri, bu farklılıkların eş tekne değerlendirmesi yapmaya imkan vermediği tespit edildiğinden davalının TTK'nın 56 ve devamı maddelerinde düzenlenen haksız rekabet eyleminde bulunduğunun ispatlanamadığı, gerekçesi ile asıl davada, icra takibine karşı davalı tarafça yapılmış olan itirazın iptaline, icra takibinin 40.000 Euro’su asıl alacak, 2.300 bin Euro’su birikmiş direnim faizi olmak üzere icra takip tarihi itibariyle toplam 42.300 Euro üzerinden sürdürülmesine,
asıl alacağa ilişkin 40.000 Euro'luk bölümü üzerinden ve icra takip tarihinden başlayarak ve icra takibindeki istemle bağlı kalınarak yıllık %5'i aşmamak üzere Euro cinsinden 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi hükmünce direnim faizi yürütülmesine,davalının %40 icra inkar tazminatına mahkumiyetine, davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine, birleşen davanın yerinde bulunmadığı belirlendiğinden reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve asıl davada davacıya ödenen tutarın geri istenmesinin sözleşmenin davacı tarafça feshi sonucunu doğuracağına, bu halde de birleşen davadaki taleplerin dinlenmesinin mümkün olmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/8569, K. 2013/14254, 4 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama