KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/8609 E., 2012/16760 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2012
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
539 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/12/2010 tarih ve 2006/436-2010/308 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davalı ... ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Ağustos 2005 tarihinde Ankara Ticaret Odası (ATO) tarafından kullanılmak üzere “Aklın Türkiye’de olsun” sloganı ve logosunu hazırlayıp...’ya sunduğunu, çalışma bedeli ödenmediği halde çalışmanın... tarafından takvimlerde kullanıldığını öğrendiklerini, ATO başkanı ...’ün de Sabah gazetesindeki köşe yazılarında bu sloganı kullandığını ileri sürerek,
1.000 TL maddi (ıslah dilekçesi ile slogan için 20.000 TL, logo için 10.000 TL lisans ücreti ve davalı ...'den 10.000 TL manevi tazminatın 27.12.2005 tarihinden itibaren reeskont faizi ile), 10.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiş, Ankara Ticaret Odası aleyhine açılan birleşen davada ise müvekkili tarafından üretilen “Aklın Türkiye’de olsun” ibareli slogan ve logoyu davalının 2006/5642 sayı ile kendi adına kötü niyetli olarak marka olarak tescil ettirdiğini ileri sürerek, marka tescilinin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı... vekili, taraflar arasında dava konusu logo ve sloganın kullanılması ile ilgili yazılı bir sözleşmenin veya lisans sözleşmesi bulunmadığını, taleplerin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, davanın... Yönetim Kurulu Başkanlığı aleyhine açılması gerektiğini, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasında yapılan istisna sözleşmesinin fikri hakları da içeren, karşılıklı edimleri havi karma nitelikte bir sözleşme olduğu, davacının yarattığı slogan ve logonun FSEK kapsamında eser oldukları, eser davacı tarafından davalı... için üretilip bizzat ve rızasıyla teslim
edildiğinden FSEK’nun 68/1. hükmünün uygulanamayacağı, davalı...’nun eseri telif ücret ödenmeden kullandığı, 2006 yılı Ankara Reklamcılar Derneği Fiyat listesine göre slogan çalışması için 4.400 TL ve logo çalışması için 7.750 TL telif ücreti ödeme yükümlülüğünün davalı ...da olduğu, davalı ...nun bu logoyu marka olarak tescil ettirmesinin mümkün olduğu, davacının açıklamasından esas davanın yalnız... tüzel kişiliği hakkında açıldığı ve ...'ün de...
Başkanı sıfatıyla taraf gösterildiği, ... hakkında kendi eylemleri nedeniyle bizzat şahsına yönelik dava bulunmadığı, HUMK'a göre kendisine dava açılmayan kişinin ıslahla daha evvel başkası hakkında açılan davaya katılarak taraf gösterilemeyeceğinden ve ıslahla taraf haline getirilip manevi tazminat istenmesinin de mümkün görülmediği gerekçesiyle ... hakkında açılan davanın reddine, slogan çalışması için 4.400 TL, logo çalışması için 7.750 TL olmak üzere toplam 12.150,00 TL telif ücretinin 26/04/2006 tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faizi ile davalı ...dan tahsiline,
manevi tazminata yönelik talebin ve birleşen dosyadaki marka hükümsüzlüğü talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı... vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davalı ... ve katılma yolu ile davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/8609, K. 2012/16760, 22 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama