KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/8775 E., 2012/15659 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
454 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Babaeski Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/11/2010 tarih ve 2009/2-2010/428 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “easy oxy” ibareli markanın tescili için dava dışı TPE’ne başvurduğunu ancak başvurunun davalıya ait marka gerekçe gösterilerek reddedildiğini, davalıya ait markanın uzun yıllardan bu yana kullanılmadığını ileri sürerek, davalı adına tescilli markanın kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının kendi adına tescilli markasını 3. sınıf yönünden sürekli ve ciddi bir şekilde kullandığı, markanın tescilli olduğu diğer sınıflar açısından davacının hukuki yararının bulunduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, davaya 556 sayılı KHK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Davadan önce, 556 sayılı KHK’nin, 22.06.2004 tarih ve 5194 sayılı Yasa ile değiştirilen 71. maddesi hükmüne göre, bu Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülen davalarda görevli mahkemenin ihtisas mahkemeleri olduğu, bu mahkemelerin tek hakimli olarak görev yapacağı hükme bağlanmıştır. Ayrıca, bu mahkemelerden hangilerinin ihtisas mahkemeleri olarak görevlendirileceğini ve bu mahkemelerin yargı çevresini Adalet Bakanlığı’nın teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun belirleyeceği öngörülmüştür.
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun, 16.09.2004 tarih ve 396 sayılı kararı ve daha sonra alınan ve halen yürürlükte olan 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile anılan Kanun Hükmünde Kararnamelere ilişkin davalar bakımından, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi kurulmayan yerlerde, Asliye Ticaret Mahkemesi kurulmuş olup olmamasına bakılmaksızın, bir ya da iki asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde bir numaralı asliye hukuk mahkemesi, ikiden fazla asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde 3 numaralı asliye hukuk mahkemesi görevlendirilmiş olup, bu mahkemelerin yargı çevresinin adli yargı adalet komisyonlarının merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsadığı da belirtilmiştir.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenmiş olup, görev kuralları, kamu düzenine ilişkindir ve temyiz dahil, yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınır. İhtisas Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, görev ilişkisidir.
Bu durumda, davadan önce yürürlüğe giren göreve ilişkin açıklanan düzenlemeler gereğince, somut olayda, Babaeski’nin bağlı olduğu adli yargı adalet komisyonunun merkezi olan Kırklareli’de kurulu bulunan asliye hukuk mahkemesinin sayısına göre, görevli mahkemenin belirlenerek, buna göre görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, bu yönün gözden kaçırılması doğru olmamıştır.
2-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/8775, K. 2012/15659, 10 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama