KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/9051 E., 2012/15609 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Van 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25/03/2011 tarih ve 2010/445-2011/132 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ...’in davacı yanında muhasebe bölümünde çalıştığını,diğer davalı bankada çek hesaplarının bulunduğunu,davalının diğer davalının muhatap olduğu 5 adet çeki sahte olarak imzalayarak tahsil ettiğini, davalının davacı adına para çekme yetkisinin bulunmadığını,yetkili kişilerin isim ve imza sirkülerini daha önceden bankaya bildirdiklerini ileri sürerek çek karşılığı olan 39.666,30 YTL’nın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, TTK'nun 724. madde gereğince bankanın kusursuz sorumluluğundan söz edilebilmesi için keşidecinin kendisine verilen çek karnesini iyi saklamış olması gerektiğini,davacının özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini,bankanın kusuru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, bozma ilamı kapsamında yapılan yargılama sonucunda, olayın oluş şekli ve tarafların adam seçme ve denetlemedeki özen sorumluluğu dikkate alınarak B.K'nun 43-44. maddeleri gereğince takdiren olayın oluşumunda %20 müterafık kusur indirimine gidilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmaması ile gerekçeli kararda davacının kusurunun daha fazla olduğuna ilişkin açıklamanın sonuçta davacıya %20 kusur verilmiş olması nedeniyle maddi hatadan kaynaklanmış olduğunun ve hüküm fıkrasının 6. bendinde yargılama gideri olarak davacıya yüklenen tutarın avukatlık ücreti niteliğinde olup, bu suretle davalı banka yararına vekalet ücretine hükmedilmiş olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/9051, K. 2012/15609, 9 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama