KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/9058 E., 2012/15715 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2012
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
495 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kulu Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/02/2011 tarih ve 2008/54-2011/31 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete işyeri paket sigorta poliçesi ile sigortalı olan iş yerindeki emtianın 10/02/2006 tarihinde ... ve ...'a ait, kiracısı ... olan dairenin patlayan su borusundan sızan su nedeni ile hasarlandığını, 1.618,00 TL hasar bedelinin 10/03/2006 tarihinde davacı şirket tarafından sigortalısına ödendiğini, davalılar aleyhine girişilen icra takibine yapılan itiraz sonucu icra takibinin durduğunu ileri sürerek, icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, su borularının patlamasının yapımındaki bir kusurdan değil, don olayından kaynaklandığı, bilirkişi raporlarına göre bunun önüne geçmenin mümkün olmadığı, binanın yapımında kusur olmadığı gibi yapı malikleri olan davalıların da bir kusurunun bulunmadığı, yapı maliki davalılar açısından kusurlu veya kusursuz sorumluluk halinin söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, işyeri paket sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminatın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 58. maddesi hükmü uyarınca, bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurdan sorumludur. Başka bir deyişle, bina malikinin sorumluluğu “kusursuz” sorumluluk olup, binanın neden olduğu tüm zararları, (sebep-sonuç ilişkisini kesen “zarar görenin ağır kusuru”, “3. şahsın ağır kusuru” veya “mücbir sebep” dışındaki) karşılamakla yükümlüdür.
Dava konusu olayda, mahkeme gerekçesinde, sigortalı işyerinin davalılara ait dairenin patlayan su borularından sızan su nedeniyle hasarlandığı, su borularının patlamasının yapımındaki bir kusurdan değil, don olayından kaynaklandığı ve bunun önüne geçilmesinin mümkün olmadığı yapı malikleri olan davalıların kusurunun bulunmadığı belirtilmiş ise de BK.nın 58. maddesi uyarınca sorumluluğu bulunan bina maliklerinin bu sorumluğundan kurtulmasını sağlayacak sebeplerin gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda yeterli inceleme ve araştırma yapıldığı kabul edilemez.
Bina malikinin sorumluluğu objektif nitelik taşımaktadır. Yinelemek gerekirse, mücbir sebep, zarar görenin veya üçüncü kişinin kusuru ile illiyet bağının kesildiği kanıtlanmadıkça bina malikinin sorumluluğu esastır.
O halde; su borularının patlamasına sebep olduğu iddia edilen don olayının illiyet bağını kesen ve davalı bina maliklerinin sorumluluğunu ortadan kaldıracak nitelikte olup olmadığı hususunda uzman bilirkişiden denetimine uygun yeni bir rapor alınması ve sonucuna göre hukuki durumun tartışılarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/9058, K. 2012/15715, 10 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama