KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/9188 E., 2012/17450 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
544 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/12/2010 tarih ve 2009/564-2010/616 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü
Davacı vekili; kurumlarından yaşlılık aylığı almakta olan......'in vefat etmesine rağmen davalı bankanın ödemelere devam ettiğini, taraflar arasındaki protokol gereği davalı bankanın süresiz ATM kartı ( banka kartı) verilmesinde yetkili olduğu, ancak banka ATM kartı geçerliliğini bir yılla sınırlandıracak ve bir yıllık süre sonunda gelir ve aylık sahibinin bizzat bankaya gelmesi sağlanarak, yaşadığının tespiti halinde Bank Kart süresinin bir yıl süreyle uzatabileceği ve ödeme yapabileceği kararlaştırılmışken bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini, fazladan ödenen 15.716.12 TL'nın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili;husumet itirazında bulunmuş,hak sahibi ölmüş olmasına rağmen emekli maaşını çeken kişi ile birlikte hak sahibinin öldüğünü ilgili yerlere ve müvekkili bankaya bildirmeyen veya bildirilmiş olmasına rağmen gerekli tedbiri almayan kurum ve kurumların sorumlu olduğunu,davacı kurum tarafından hak sahibinin ölmüş olmasına rağmen aylıkların müvekkili bankaya gönderilmeye devam edildiğini ve ölümü ile ilgili olarak müvekkili bankaya bilgi verilmediğini, T.C.
İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nün 29/11/1994 tarih, 1994/22 sayılı Genelgesine riayet edilmemiş ise de, ilgili Nüfus Müdürlüğü'nün adı geçen müdürlükçe SSK’dan aylık alanın şahsi ve medeni durumlarında meydana gelecek değişiklikler bildirilmiş ise, bunu müvekkili Banka'ya bildirmemiş olması ve halen maaş hesabına para yatırmış olması nedeniyle davacı kurumun ağır kusurun bulunduğunu, kötü niyetli olarak gerçekleşmiş olan eylemde müvekkili bankaya kusur atfetmenin sırf protokol esaslarına göre sorumluluk yüklemenin hak ve nefaset kuralları ile bağdaşmadığını,
ayrıca gerçeğe aykırı beyanla sağ belgesi düzenleyen muhtarlığın da kusurlu olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; maaşların davalı bankadan ölenin vekili tarafından çekildiği, ATM'den çekilmediği, ölenin vekilinin bankaya muhtarlıktan aldığı sağ belgelerini ibraz ettiği, ölüm olayının nüfus idaresi veya SGK tarafından Banka'ya bildirilmediği, dolayısıyla davalı bankanın olayda bir kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, maaş hesabından vekile yapılan ödemenin, hesap sahibinin ölmüş olması nedeniyle haksız olduğundan bahisle açılan alacak davasıdır. Davacı SGK ile davalı Banka arasında yapılan protokoller uyarınca davalı banka tarafından davacı Kurumdan aylık alanlara maaşları ödenmektedir.
Dosyaya sunulan belgelerde hak sahibinin 12/03/2003 tarihinde öldüğü, vefattan sonra, davalı banka tarafından aylıklarının vekaletname uyarınca dava dışı, vefat eden hesap sahibinin oğlu ......'e 25/03/2003 tarihinden başlamak üzere 42 ay boyunca 28/08/2006 tarihine kadar ödendiği ve vekaletname ekinde muhtarlığın düzenlediği ''sağ belgesi'' sunularak ödemelerin alındığı bilirkişi raporunda belirtilmiş ise de davalı bankanın vekaletname uyarınca yapılan ödemelerde 02/01/1973 ve 16/11/2000 tarihli protokoller ve T.C.
İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandışlık İşleri Genel Müdürlüğü'nün 29/11/1994 tarih 1994/22 sayılı Genelgesi uyarınca ilgili Nüfus Müdürlüğü'nden vekalet veren maaş sahibinin sağ olup olmadığını araştırması zorunluluğunun bulunup bulunmadığı,maaş sahibinin ölüm tarihinin ne zaman nüfus siciline kaydedildiği, bu nedenle Banka'nın müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı incelenip; bu konuda ehil bilirkişi raporu alınmadan yazılı gerekçeyle tamamen davacının kusurlu bulunduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/9188, K. 2012/17450, 5 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama