KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/9552 E., 2012/16972 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
577 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bolvadin Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/03/2011 tarih ve 2007/310-2011/72 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili, davalılardan ... vekili ve Ak Sigorta A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 16/09/2002 tarihinde Bolvadin istikametinden Büyükkarabağ Kasabasına seyir halinde bulunan otobüsün aynı yönde bulunan traktörle çarpışması sonucunda otobüste yolcu olarak bulunan doktor ...’ün yaralandığını, devlet memuru olması sebebiyle gördüğü tedaviye ilişkin fatura bedelinin tahsili amacıyla Osmangazi Üniversitesi Rektörlüğü tarafından Afyon 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde, Maliye ve Sağlık Bakanlığı aleyhine alacak davası açıldığını, 5.114,93 TL’nın müvekkilinden tahsiline karar verildiğini ve söz konusu miktarın icra takibi ile tahsil edildiğini, müvekkili tarafından ödenen toplam miktarın 11.208,56 TL olduğunu,
kazaya karışan traktörün maliklerinin ... ve ..., otobüsün malikinin ..., ...’in otobüs sürücüsü, ...'un ise traktör sürücüsü olduğunu, davalı ...Ş.’nin otobüsün zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğunu, ancak traktörün zorunlu mali mesuliyet sigortasının bulunmaması sebebiyle sorumluluğun güvence hesabına ait olduğunu ileri sürerek, 11.208,56 TL’nın ödeme tarihi olan 20/02/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, meydana gelen trafik kazası nedeniyle davalıların sorumlu olduğu, kusur oranlarının 2/8 ve 6/8 olarak tespit edilmesine karşın kusurun müteselsil borçluların iç ilişkisi açısından önem arzettiği, davalı Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği'nin kusurunun bulunmadığı ayrıca davacının bu şirkete dava açarak hasmını yanlış belirttiği, buna karşın ... yönünden açılmış bir dava bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 11.802,56 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline,
davalı ...Ş.’nin sorumluluğunun poliçe limiti ve 5.114,93 TL ile sınırlı tutulmasına davalı Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği yönünden açılan davanın reddine, ... yönünden usule uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı için bu davalıya ilişkin olarak karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili, davalı ... vekili ve Ak Sigorta A.Ş. vekili temyiz etmiştir. 1– Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalı ... Belediyesi vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2– Davalı ...Ş.’nin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; karar tarihinden sonra temyiz aşamasında yürürlüğe giren 25.02.2011 tarih ve 6111 sayılı Yasa'nın 59 ncu maddesi 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98 nci maddesini başlığı ile birlikte değiştirmiş ve trafik kazasına bağlı olarak gerçekleşen tüm sağlık hizmet bedellerinin SGK tarafından karşılanacağını, trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda;
sigorta şirketlerince belirlenen primlerin ve Güvence Hesabınca tahsil edilen katkı paylarından belirli bir oranın Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılacağını, yine aynı Yasa'nın geçici 1 nci maddesi ile de bu kanunun yayınlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağını düzenlemiştir.
Tüm bu açıklamalar ışığında, 6111 sayılı Yasa'nın 59 ve geçici 1 nci maddesinin somut olaya uygulama olanağının olup olmadığının mahkemece değerlendirilmesi gerekmekte olup, yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/9552, K. 2012/16972, 31 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama