KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/9591 E., 2012/16442 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
526 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ordu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/04/2011 tarih ve 2009/155-2011/160 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerine ait apartmanın projesinin 18.11.1993 tarihinde İ.M.O. Ordu Temsilciliği'nce onaylanıp 29.11.1993 tarihinde belediyece inşaat izni ve 07.10.1996 tarihli yapı kullanma izni verildiğini, ancak 21.06.2004 tarihinde İ.M.O.
Ordu Temsilciliği'nce yapılan inceleme sonucunda binadaki çatlaklardan ötürü takviye ve güçlendirme yapılması ve sorunlar giderilinceye kadar bina sakinlerinin binayı terk etmeleri gerektiği bildirilince işin vehametinin anlaşıldığını, sonuçta belediye tarafından binanın boşaltılarak mühürlendiğini, davalı teknik sorumlu Şenel ile Belediye'nin zamanında gerekli kontrolleri hakkı ile yerine getirmemekle, diğer davalı ... şirketinin ise binanın sigortacısı olmakla davacıların zararlarından sorumlu olduklarını ileri sürerek, ıslah ile birlikte toplam 159.364,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalı ... Oyak Sigorta A.Ş. vekili, manevi tazminattan sorumluluklarının bulunmadığını, sigorta poliçesi düzenlendiği sırada binanın ayıplı olduğunun beyan edilmediğini, poliçe tanziminden önce mevcut olan ayıp nedeniyle oluşan zararın teminat dışında kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, binada 5 yıllık sorumluluk süresi içinde herhangi bir hasar veya teknik kusur oluşmadığını, statik proje ve uygulamada herhangi bir eksiklik ya da sorun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili hakkındaki davanın idari yargının görevine girdiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, binanın temeli ve arka bahçesinde oluşan yer altı suyuna bağlı olarak oturması sonucu zararın oluştuğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre, davacıların maliki olduğu taşınmazın davalı şirket tarafından sigortalandığı, sigorta poliçesinde yer kayması klozunun bulunduğu, davalı ... şirketinin poliçe teminatı süresi içerisinde tespit edilen riziko nedeni ile sorumlu tutulması gerektiği, davalı ... yönünden davanın tefrik edilerek görevsizlik kararı verildiğinden, hüküm kurulmasına gerek olmadığı, davalı ...'ün kusurunun ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 136.499,00 TL alacağın tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalı ... Oyak A.Ş.'den alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı ...'e karşı açılan maddi ve manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacılara ait bina zeminindeki kayma sonucunda oluşan zarardan doğan maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı ... hakkında açılan maddi ve manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.
Davalı ... yargılamada vekille temsil edilmiş ve hakkındaki dava reddedilmiş olmasına rağmen, anılan davalı yönünden ıslah dilekçesiyle aleyhine maddi tazminat miktarı arttırılmadığından dava dilekçesiyle talep edilen ve reddedilen 21.937,42 TL için davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, anılan davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nun 438/7 maddesi uyarınca mahkeme kararının düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/9591, K. 2012/16442, 17 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama