KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/9688 E., 2012/16701 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
540 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/12/2010 tarih ve 2010/466-2010/461 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Ankara'da subay olarak çalışan müvekkilinin, İstanbul'a tayininin çıkması nedeniyle ev eşyalarının taşınması konusunda, 19.08.2004 tarihli protokol ile davalı ...'in sahibi olduğu Konfor Taşımacılık Tic. Şti. ile anlaşıldığını, ancak davalı ...'in sürücüsü olduğu aracın Bolu'da yaptığı kaza nedeniyle eşyaların kullanılamayacak hale geldiğini, davalılar aleyhine başlatılan icra takibinin davalı/borçluların itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000.00 TL eşya hasar bedeli alacağının zarar tarihi 21.08.2004 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., kazaya karışan aracın kendisine ait olduğunu ancak taşıma sözleşmesinin tarafı olmadığını, şoförü olan davalı ...'in kendi izni dışında davaya konu taşıma işini yaptığını, bu nedenle zarardan sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...'e dava dilekçesi tebliğ edilememiş, davacı vekili tarafından bu davalı hakkındaki davadan feragat edilmiştir.
Davalı ... Beken, nakliye işi konusunda komisyonculuk yaptığını, davalı ...'in kendisinden aldığı taşıma işini, diğer davalı ...'a devrettiğini, kendisinin bir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalılar arasında muhtelif sebeplerle sorumlu olunduğu iddiasıyla davanın açıldığı, ancak davacının borçlulardan birisi hakkında davadan feragat ederek ona karşı rücu hakkının ortadan kaldırıldığı, feragat edilen kişinin, borçluların zararına bir hareket olarak en son rücu edilecek sürücü olduğundan, ondan yapılan feragatin diğer davalılara da sirayet edeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, eşya taşıması sırasında meydana gelen trafik kazası nedeniyle hasar gören eşya bedelinin tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosyanın yapılan incelemesinde, yargılama sırasında kamyon sürücüsü ...'e, dava dilekçesi ile duruşma gününün tebliğine ilişkin davetiyenin tebliğ edilememesi nedeniyle, davacının anılan davalıya yönelik davasından feragat ettiği anlaşılmıştır.
Davadan feragatin diğer borçlulara sirayeti, 818 sayılı BK'nın 145 ve devamı maddeleri ile düzenlenmiş olup, BK'nun 147/2. maddesi hükmüne göre alacaklı, diğerlerinin zararına olarak müteselsil borçlulardan birinin durumunu iyileştirdiği takdirde, bu fiilin neticelerine şahsen katlanmak durumundadır.
Ancak BK'nın 145/2 maddesi hükmüne göre, borçlulardan biri, alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuş ise, diğer borçlular bundan, ancak halin veya borcun mahiyetinin elverdiği oranda yararlanabilirler. Yine BK'nın 147/1. maddesi hükmüne göre, diğerlerine rücu hakkından yararlanan müteselsil borçlulardan her biri, ödediği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur.
Burada, ifada bulunan müteselsil borçlunun alacaklıya halef olması hali düzenlenmekte olup, madde metninden de anlaşılacağı üzere, alacaklının müteselsil borçlulardan biri hakkındaki davadan feragat etmesi, alacaklıya yapılan ödeme nedeniyle olması durumunda, diğer müteselsil borçlular o ödeme oranında borcun sona ermesinden yararlanırlar.
Somut olayda, davacının davalı sürücü hakkındaki davadan feragati, alacağın ödenmesi nedeniyle değil, yargılamada bu davalıya tebligatın yapılamamasından kaynaklı ve yargılamanın uzamaması amacına yönelik olduğundan, açıklanan feragatten diğer müteselsil borçluların yararlanması mümkün değildir. Mahkemece bu husus düşünülmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/9688, K. 2012/16701, 19 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama