KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/9897 E., 2012/17402 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/12/2010 tarih ve 2001/1839-2010/700 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Halk Bankası Ulubey Şubesi'nden, davalı Banka'nın Denizli Şubesi'ne 19/11/1999 tarihinde EFT yoluyla 34.000 TL havale ettiğini, 19/02/2001 tarihinde Yurtbank A.Ş.‘nin Sümerbank A.Ş. bünyesinde birleştirildiğini, müvekkilinin birçok kez başvurmasına rağmen havale tutarının off shore hesabına aktarılmış olduğunun belirtilerek ödeme yapılmadığını, oysa müvekkilinin off shore hesabına havale yapılması yönünde herhangi bir talebinin olmadığını, 28/05/2001 tarihli noter ihtarnamesi ile davalıya bildirim yapılmasına rağmen yine ödemenin yapılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1000 TL’nın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili banka Denizli Şubesi'nde herhangi bir mevduat hesabının bulunmadığını, 19/11/1999 tarihinde Halk Bankası A.Ş.’den davacı adına Yurtbank A.Ş. Denizli Şubesi'ne 34.000 TL tutarında havale geldiğini ve bu meblağın davacı ve dava dışı ...’nın aynı tarihli ve yazılı havale emri ve Yurt Security Off Shore Bank Ltd.’e hitaben düzenledikleri hesap açma talimatına istinaden aynı tarihte off shoreye gönderildiğini, davacının havale talimatı bulunmadığı yönündeki beyanının gerçeği yansıtmadığını, davacının alacağının müvekkili nezdinde olmayıp Yurt Security Off Shore nezdinde olduğunu savunarak davanın husumetten olmadığı takdirde esastan reddini istemiştir.
Birleşen dosya davalısı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporunun içeriğine ve tüm dosya kapsamına göre; davacının Halk Bankası Ulubey Şubesi’nden 19/11/1999 tarihinde 34.000 TL miktarında paranın davalı Yurtbank A.Ş.
Denizli Şubesi’ne davacıya ödenmek üzere notuyla gönderildiği, davalının dayandığı, davacının parasının Yurt Security Off Shore Bank Ltd’e gönderilmesi havale emri ve hesap açma talimatı belgelerinde bulunan imzanın yapılan adli tıp incelemesi sonucu davacıya ait olmadığının tespit edildiği, sonuç itibariyle bu belgenin davacıyı bağlamayacağı kanaatine varıldığı, davalı Banka tarafından dava konusu havale bedelinin davacıya ödendiğine dair 19/11/1999 tarihli kasa fişi düzenlendiği, ancak bu belgede davacının imzasının bulunmadığı,
buna göre davacının havale iradesinin bulunmadığı ve sonuç olarak paranın off shoreye gönderilmesi konusunda bir talimatının da kabul edilemeyeceği ve davacıya ait paranın davalı Banka hesaplarında bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne , birleşen dosyadaki davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili, kararı temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl davada davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/9897, K. 2012/17402, 5 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama