KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/9937 E., 2012/8976 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.03.2011 tarih ve 2010/122-2011/170 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25.05.2012 günü gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket temsilcilerinin yüksek faiz verileceği ve parasını istediği zaman geri alabileceği taahhüdünde bulunmaları üzerine müvekkilinin tahsilat makbuzu karşılığında davalılara 40.000 DM verdiğini, davalıların aynı yöntemle binlerce gurbetçiden nakit para topladıklarını, kısa bir süre sonra müvekkilinin parasını istediğini, ancak bu güne kadar kendisine ödeme yapılmadığını, usülsüzlüklerin SPK ve diğer resmi kurum raporlarında açıklandığını, davalılar hakkında çeşitli suçlardan suç duyurusu yapıldığını, müvekkilinin şirket ortağı yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, kanuna uygun bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığını,
davalı ...’ın zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, şimdilik 42.813,52 TL’nin faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine ve geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, hisselerin hamiline olması nedeniyle davacının davalı şirketin ortağı olup olmadığının tespit edilemediğini ve davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkete para ödediğinin ve buna göre şirket ortağı olup olmadığının, ayrıca şirket yöneticisi olan davalı gerçek kişilerin iddia edilen zarardan dolayı sorumluluklarının bulunup bulunmadığının davalı şirketin defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle belirleneceği, bilirkişi incelemesi için gerekli masrafın kesin süre içinde davacı tarafça yatırılmadığı gerekçesiyle, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/9937, K. 2012/8976, 25 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama