KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/9960 E., 2012/16329 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
464 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/03/2011 tarih ve 2010/390-2011/66 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin "MAHLE"adlı markası ve bu markanın baş harfi olan "M" yazı karakterinin TPE'de tescil edildiğini, davacı şirketin MAHLE markalı içten yanmalı motor parçaları, pistonlar, piston halkaları, silindirler , silindir gömlekleri ve yedek parça konusunda otomotiv yan sanayide en çok tercih edilen ürünlerden olduğunu,
mahkeme arama kararına istinaden davalı fabrikasında üretilmiş ve paketlenmeye hazırlanmış üzerinde davacı şirketin markası olan MAHLE yazılı davacı şirketle üretim lisans anlaşması olan Magirus motorları için üretilmiş farklı çaplarda 455 adet motor pistonuna ilaveten fabrika bahçesinde sandıklanmış ve sevkiyata hazır 1250 adet piston ve bu ürünleri üretmekte kullanılan ve üzerinde yine davacı şirket markası olan MAHLE yazılı 2 adet kalıp maçası bulunduğunu, davacı şirketin 2009 yılı satışlarının düştüğünü,
aradaki farkın davalı firmanın ürününe verdiği zarar sebebiyle oluştuğunu ve bunun da 439.413 Euro olduğunun uzmanlarınca hesap edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı şirketin uğradığı maddi zararın giderilmesi amacıyla 5.000TL maddi tazminat ile davacının marka değerine tecavüz sebebiyle uğradığı prestij kaybı ve sair manevi kayıpların telafisi için 30.000TL manevi tazminatın, tecavüzün gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 556 Sayılı KHK'nin 70. maddesi ve Borçlar Kanunu'nun 60. maddesi gereğince dava zamanaşımına uğradığını savunarak zamanaşımı nedeniyle davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı şirketin şikayeti sebebiyle marka hakkına tecavüz suçundan açılan kamu davası neticesinde 01/01/2009 tarihi itibariyle eylemin suç olmaktan çıkarılmış olması nedeniyle şüphelilerin beraatine karar verildiği, bu nedenle açılan davanın ceza davasındaki dava zamanaşımı süresine tabii olmayacağı, iş yeri içerisinde üretilmiş ve paketlemeye hazırlanmış, üzerinde MAHLE marka yazılı ürünlere 19/01/2009 tarihinde el konularak zapt altına alındığı , davacının bu tarihten itibaren zararı ve faili öğrendiği, Borçlar Kanunun 60/1 maddesi gereğince, 1 yılık zamanaşımı içinde davanın açılmadığı gerekçeleriyle davacı vekilinin zamanaşımı itirazının kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delilerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ve ceza mahkemesinde dava konusu malların davalıya iadesi kararı üzerine, söz konusu malların davalı tarafından yedieminden teslim alınarak ticari maksatla yedinde bulundurulduğu hususunun iş bu davada ileri sürülüp kanıtlanmamış bulunmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/9960, K. 2012/16329, 16 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama