KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/10116 E., 2012/15107 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/12/2009 gün ve 2008/84-2009/310 sayılı kararı onayan Daire’nin 16.04.2012 gün ve 2010/15144 - 2012/6154 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 20, 24 (01-08), 27 (01-04). sınıfta yer alan ürünler yönünden "Viscoform" ibaresinin marka olarak tescili için TPE'ye yaptığı başvuruya, müvekkilinin "Form" unsurlu tescilli markalarını mesnet göstererek yaptığı itirazın YİDK kararıyla reddedildiğini, tescil kapsamındaki mal ve hizmetlerin müvekkiline ait markalardaki mal ve hizmetlerle ilişkili olduğunu, markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, davalı şirketin amacının müvekkilinin tanınmışlığından yararlanmak olduğunu ileri sürerek, YİDK kararının iptaline, tescil edilmiş ise markanın hükümsüz sayılmasına ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, "Form" ibareli davacı markaları ile davalı başvurusuna konu "Viscoform" ibareli markanın karşılaştırılmasında markalar arasında benzerlik bulunmadığı, ayrıca tescil kapsamındaki ürünlerin de tamamen birbirinden farklı olduğu, başvuru konusu markanın tescilinin davacı markalarından haksız yarar sağlamayacağı, itibarına zarar vermeyeceği ve ayırt edici karakterlerini zedelemeyeceği, semantik açıdan çok genel bir anlamı olan ve ticarette herkesin kullanımına açık bir ibarenin kullanımının belirli bir kişinin tekeline verilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 16/04/2012 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/10116, K. 2012/15107, 4 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama