İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/11857 K.2013/10316

Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.03.2012 tarih ve 2010/355-2012/193 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava…

Esas2012/11857Karar2013/10316Tarih20 Mayıs 2013Okuma5 dk · 1.057 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2012/11857 E., 2013/10316 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Mayıs 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.057 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.03.2012 tarih ve 2010/355-2012/193 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin 1994 yılından beri faaliyet gösterdiğini, "EVKUR" ibareli tanınmış tescilli markalarının olduğunu, "YUVAKUR" ve "EVKUR" & EVSHOP" ibareli markalarının da bulunduğunu, aynı alanda faaliyet gösteren davalının "EVGEZ" ibareli markasını adına tescil ettirdiğini, müvekkili markalarıyla karışıklığa neden olduğunu, tanınmışlığından faydalandığını ileri sürerek, haksız rekabetin ve oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, davalının tescilli markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, davalı şirkete ait Türkiye çapındaki tabela, katalog, el ilanlarının toplattırılarak imhasına ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, "EV" ibaresinin birçok markada yer aldığını, karşılaştırmada dikkate alınmayacağını, markalar arasında benzerlik olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı şirkete ait Evkur markasının 19.09.1994 tarihinden beri tescilli olup, 11.06.2008 tarihinden itibaren TPE tarafından tanınmış marka olarak kabul edildiği, davalı şirkete ait Evgez markasının ise, 14.09.2009 tarihinde tescil edildiği,

her iki markanın ilk hecesinin "Ev" ibaresinden oluştuğu, yazılışı ve kullanılan renkler bakımından iltibasa yol açacağı, her iki şirketin ortak pek çok hizmet sınıfında faaliyette bulundukları, davalının Evgez markasının kullanmasının, davacının Evkur markasının tanınmışlığından istifade etmesine yol açacağı, davalı şirket tarafından Evgez markasının kullanımının haksız rekabet teşkil ettiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile haksız rekabetin men'ine, davalıya ait markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden silinmesine,

hüküm fıkrası özetinin ilanına, her ne kadar davacı tarafça, davalı şirkete ait Türkiye çapındaki tabela, katalog ve el ilanlarının toplattırılarak imhası talep edilmiş ise de, davalıya ait markanın tescilli olması nedeniyle markanın hükümsüzlüğüne karar verilinceye kadar bu markanın kullanımının haksız rekabet yada marka hakkına tecavüz teşkil etmeyeceğinden davacı tarafın bu yöndeki talebinin ise reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.

Ancak, mahkemece davacı EVKUR ile davalı ... adlarına kayıtlı markaların aynı veya benzer olup olmadıklarının belirlenmesinde; davacı şirkete ait EVKUR markasının 1994 tarihinden beri tescilli olup 2008 yılından bu yana tanınmış marka olarak kabul edildiği, davalı şirkete ait EVGEZ markasının ise 2009 tarihinde tescil edildiği, her iki markanın ilk hecesinin “EV” ibaresinden oluştuğu, her iki şirketin ortak pek çok hizmet sınıfında faaliyette bulundukları, yazılışı ve kullanılan renkler bakımından davalı markasının davacı markaları ile iltibas yaratacak derecede benzer oldukları sonucuna varılmıştır.

Davacı EVKUR adına tescilli 1994/155755 sayılı marka “EVKUR ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ” kelimelerinden ve 2000/13169 sayılı marka “evkur & evshop alışveriş merkezi ” kelimelerinden ve 2001/8852 sayılı marka da “evkur alışveriş merkezi” ibaresinden oluşmaktadır. Davalı ... adına tescilli 2009/48965 sayılı marka ise “EVGEZ”' kelimesinden ibarettir. 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 8/1-b bendi uyarınca markaların iltibas yaratıp yaratmadıklarının belirlenmesinde, markaların kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının alıcısı olan ortalama düzeydeki halk nezdinde karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığının tespiti gereklidir. Bunun için de, işaretleri oluşturan harf, kelime, şekil gibi asıl ve yardımcı unsurların değerlendirilmesi zorunludur.

Dairemizin bu konuda yerleşik içtihatları uyarınca asıl unsurun; ayırt edici ve baskın unsurları unutulmaksızın markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin tümüne hakim olan görünüş ve ayırt ediciliği vurgulayan imajda aranması gereklidir.

Mahkemece, davacı markalarındaki “EV” ve “EVKUR” ibareleri değerlendirilerek, “EV” ve “KUR” kelimelerinin ayrı ayrı korunması gereken asıl unsur oldukları sonucuna varılmıştır. Bu kabul, az önce de açıklanan markaların bir bütün olarak bıraktıkları izlenimin göz önüne alınması ilkesine uygun düşmemektedir. Özellikle, “EV” kelimesinin davacı markasının baskın unsuru olduğu düşüncesinden hareketle davacı markasına salt bu kelimeden dolayı mutlak bir koruma verilmesi mümkün değildir.

Nitekim, davacıya ait 1994/155755 sayılı markanın ve diğer markalarının asıl unsuru da ayrı ayrı “EV” ve “KUR” kelimelerinden oluşmayıp, her iki kelime birleştirilerek yeni bir kelime türetilmesi sonucu meydana gelen “EVKUR” ibaresinden oluşmaktadır.

Gerek davacının ve gerekse davalının markalarında yer alan “EVKUR” ve “EVGEZ” sözcükleri bir arada Türkçe Sözlük’te yer almamakla birlikte her ikisinin de ev ihtiyaçlarını çağrıştırmak için türetildiği ve birlikte kullanıldığı anlaşılmaktadır.

“EV” kelimesinden türetilen ibareler nedeniyle davacının öncelik ve üstünlük iddiasına dayanabilmesi için kök kelime olan “EV” sözcüğünün ayırt edicilik gücünün yüksek olması, bir başka deyişle, ilgili sektörde sıkça kullanılmayan veya orijinal bir kelime olması gerekir. Bir ibarenin marka olarak ayırt edici niteliği arttıkça, karıştırılma ihtimali de artar.

Oysa, söz konusu “EV” ibaresi taraf markalarının ait olduğu sınıflar yönünden doğrudan tanımlayıcı olmamakla birlikte, taraf markalarının kullanıldıkları ilgili sektörler de dahil olmak üzere, Türkçe’de son derece geniş anlamı ve kullanım alanı olan, bu bakımdan da münhasıran veya kök kelime olarak ayırt edici vasfı son derece zayıf olan bir kelimedir.

Davacının “EV” kelimesinden türetilme olan “EVKUR” ibaresini daha önceden kullanarak meşhur ve maruf hale getirmiş olması, kendisine ayırt edici vasfı zayıf olan “EV” kökeni üzerinde de korunmaya değer mutlak bir hak bahşetmez. Ayrıca, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 7/son fıkrası uyarınca ayırt edici vasfı olmayan bir işaretin

kullanımla aynı Kanun Hükmünde Kararname’nin 5 nci maddesi anlamında ayırt edicilik kazanabilmesi için de münhasıran bu işareti taşıyan mal veya hizmetler için uzun süreli ve yaygın bir kullanımı gereklidir. Oysa, dosyada mevcut bilgi ve belgelerden, davacı markaları birden ziyade unsurları ile bir bütün olarak kullanılmakta olup, tek başına kullanımı yoluyla “EV” kelimesinin gerçek anlamından bağımsız ve davacı işletmeyle özdeşleşmiş bir işaret olarak ayırt edici hale getirildiği de kanıtlanmış değildir.

Bu bakımdan, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 1, 9 ve 14'ncü maddeleri uyarınca davacıya ait 1994/155755 sayılı markanın koruma kapsamının belirlenmesinde; ayrı ayrı “EV” ve “KUR” kelimelerinin değil, her ikisinden türetilen ve farklı bir anlam yüklenen “EVKUR” ibaresinin birlikte değerlendirilmesi gereklidir. Yine, davacıya ait 2000/13169 ve 2001/8852 sayılı markaların unsurları içerisinde yalnızca “ev” kelimesi olmayıp, birden fazla kelime ve şekilden oluştuğundan bu markanın koruma kapsamı belirlenirken de tek başına “ev” kelimesinin markanın dikkat çeken asıl unsuru olarak değerlendirilmesi olanaksızdır. Bu markanın koruma kapsamı da bir bütün olarak bıraktığı izlenime göre saptanmalıdır.

O halde, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak davacı markalarının, davalıya ait ve hükümsüzlüğü istenen 2009/48965 sayılı markanın unsurları ile karşılaştırılması suretiyle markaların hitap ettiği alıcılar nezdinde iltibas tehlikesi oluşturup oluşturmadığının, gerektiğinde, aralarında bir sektör temsilcisinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyeti görüşü alınmak suretiyle belirlenmesi gerekirken aksine düşüncelerle davanın kabulü doğru görülmediğinden kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/11857, K. 2013/10316, 20 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/11857
Karar No
2013/10316
Tarih
20 Mayıs 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2012/11861 K.2013/13233
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2012/11862 K.2013/9745
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2012/11862 K.2013/6934
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2012/11863 K.2013/6935
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/11867 K.2013/9965
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2012/11868 K.2013/9746

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.