KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/1230 E., 2013/17866 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
682 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.12.2010 tarih ve 2006/64-2010/312 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08.10.2013 günü hazır bulunan asıl davada davalı/birleşen davada davacılar vekili Av. ... ile asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekili Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tıbbi malzeme üretim ve satışı ile uğraştığını, davalı gerçek kişilerin müvekkilinde uzun süre çalıştıktan sonra ayrıldıklarını ve davalı şirketi kurup, daha önce müvekkil şirkette imalatını öğrendikleri tıbbı cihazları taklit etmek suretiyle piyasaya arzettiklerini, davalıların kullandığı TMS ibaresinin müvekkilinin devamı izlenimi yarattığını, davalıların değişik sağlık dergilerinde verdikleri ürün ilanlarının müvekkilinin markalarından AMS JUMBO HUNDRED CO2 ABSORBER ibaresi ile iltibas yaratacak şekilde olduğunu, ayrıca,
müvekkili adına tescilli endüstriyel tasarımları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davalıların bu eylemlerinin müvekkillerinin 554 ve 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile koruma altına alınan haklarına tecavüz ettiğini ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, 554 ve 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile koruma altına alınan müvekkillerinin haklarına yapılan tecavüz ile haksız rekabetin önlenmesini, maddi durumun ortadan kaldırılmasını, şimdilik 5.000,00 -TL maddi ve 2.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının iddialarının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleştirilen davada davacılar vekili, davalı şirkete ait 6242, 6343, 6444, 6050, 6051 ve 6052 No’lu endüstriyel tasarımlarının 1990 yılından beri İngiliz MİE firması tarafından üretilip piyasaya sunulduğunu, yenilik ve ayırt edicilik vasfının bulunmadığını, ayrıca davalının tescilli markasında bulunan “JUMBO HUNDRED CO2 ABSORVER” ibarelerinin 20 yıldan beri bu cihazlarda kullanıldığını ve bunların JENERİK bir isim olması nedeniyle bir kişinin kullanımına verilemeyeceğini ileri sürerek, davalılar adına tescilli, 99/206733, 99/206835, 91/131033, 99/015266 sayılı markalar ile 99/6050 ve 99/6051 sayılı tasarım tescil belgelerinin hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise reddine ilişkin verilen karar davalı-birleşen davanın davacısı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı gerçek kişilerin davacı şirkette bir süre çalıştıktan sonra işten ayrıldıkları ve hemen sonrasında davalı şirketi kurarak ortak ve yöneticisi oldukları,
bu şirket adı altında davacı şirketin ürettiği 99/6050 sayılı tasarım tescil belgesine konu ve “AMS JUMBO HUNDRED CO2 ABSORBER” markalı anestezi cihazını iltibas oluşturacak şekilde taklit ederek “TMS JUMBO HUNDRED CO2 ABSORBER” ibaresi ile satışa sundukları, davalıların bu eylemlerinin davacının marka ve tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile davalıların davacıya ait 99/206733 sayılı markası ve 99/6050 sayılı tasarıma tecavüz ve haksız rekabet oluşturan eylemlerin önlenmesine,
191,72 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiş, birleşen davada ise, davalı şirketin (asıl davanın davacısı) 99/206835 sayılı "Venturi Suction Unit" ibareli markanın tescil kapsamındaki tıbbi cihazın cins adı olduğu bu nedenle KHK'nın 7/1-c hükmü anlamında hükümsüzlük koşullarının gerçekleştiği;
diğer markalar yönünden gerek KHK'nın 7. maddesi gerekse 8/1-b bendi koşullarının oluşmadığı bu nedenle 99/206835 sayılı markanın hükümsüzlüğü gerektiği, ayrıca davalı şirkete (asıl davanın davacısı) ait 99/6051 sayılı tasarım tescil belgesine konu ürünün davalıdan önce 1991 yılında İngiliz firması tarafından piyasaya sunulduğu, dolayısı ile yeni ve ayırt edici niteliğinin bulunmadığı, hükümsüzlüğü istenen 99/6050 sayılı tasarımın ise yeni ve ayırt edici niteliğinin bulunduğu gerekçesiyle, birleşen davanın da kısmen kabulü ile, davalıya ait 99/206835 sayılı markanın ve 99/6051 sayılı tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/1230, K. 2013/17866, 8 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama