KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/12943 E., 2013/11098 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
497 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 24. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.05.2012 tarih ve 2011/340-2012/109 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 20/12/1999 tarihinde 7.998,95 TL’yi %75 faiz oranı ile Yurtbank hesabına yatırdığını, bu bankanın söz konusu parayı Yurt Security Off Shore Bank hesabına aktardığını, bu şekilde... grubu şirketlerine usulsüz şekilde para aktarımı yapıldığını, Yurtbank yönetimine BDDK tarafından el konularak yönetiminin TMSF’ye devredildiğini, bu bankanın daha sonra davalı ING Bank tarafından devralındığını ileri sürerek, söz konusu miktarın vade tarihi olan 12/01/2000 tarihine kadar %75 yıllık akdi faiz, bu tarihten fiili ödeme tarihi kadar ise %75 akdi faizden az olmamak üzere temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ING Bank vekili ve borcu üstlenen TMSF vekili, davanın zamanaşımına uğradığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından yatırılan paranın off shore bankası hesabına aktarıldığı, bu şekilde toplanan paranın... grubuna ait şirketlerin kredi ihtiyacında kullanıldığı, olayda ceza zamanaşımının uygulanmasının gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 7.988,95 TL’nin 20/12/1999 tarihinden 12/01/2000 tarihi kadar yıllık %75 akdi faizi ile bu tarihten sonrası için ise avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1–Mahkemece verilen karar, davacı vekili tarafından katılma yoluyla temyiz edilmiş olup, bu temyiz dilekçesi hakime havale ettirilmiş ise de, temyiz defterine kaydettirilmediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK'nın 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre harca tabi ise temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davacı vekili tarafından bu işlemler yapılmamış, sadece temyiz dilekçesinin hakime havale ettirilmesi ile yetinilmiştir.
Temyiz defterine kayıt ettirilip, harcı alınmayan temyiz dilekçeleri bakımından çözüm getiren 21.05.1985 gün ve 1984/5 Esas, 1985/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, harca tabi olmasına rağmen hesap edilip ilgilisinden alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçeleri hakkında da HUMK`nın 434/3. maddesinde öngörülen eksik harç ödenmesi ile ilgili işlemin kıyasen uygulanması ve bu durumda temyiz isteminin, temyiz defterine kaydedildiği tarihte yapılmış sayılması gerektiği açıklanmıştır.
Buna göre, somut olayda, temyiz defterine kayıt bulunmadığından, bu İBK'nın uygulanması gerekmemektedir.
Davacı vekili, tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesine konu temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2–Davalılar vekillinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/12943, K. 2013/11098, 29 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama