KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/13926 E., 2012/18754 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
686 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Giresun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/10/2010 gün ve 2009/499-2010/411 sayılı kararı düzelterek onayan Daire’nin 04.06.2012 gün ve 2011/1730 - 2012/9688 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı firmanın, müvekkili adına tescilli "Çaykur 42 No'lu Tirebolu Çayı" markasını, isim, renk, ambalaj ve dizayn ile aynen taklit ederek TPE Başkanlığından 2002 10532 tescil, 196905 tescil, 2008/41148 başvuru ve 2008/74677 başvuru nolu marka tescil belgelerini aldığını ileri sürerek, söz konusu markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin davacı taraftan çok önceki bir tarihte "Tirebolu" ve "42" markalarını tescil ettirdiğini ve bu markalara yatırım yaptığını, 2002 10532 ve 196905 tescil numaraları markaları açısından zamanaşımının söz konusu olduğunu, davacının markalara ses çıkarmayarak zımni onay verdiğini, 2008 41148 tescil numaralı "Tirebolu 42+şekil" ve 2008 74677 tescil numaralı "Tirebolu 42+şekil" tescil numaralı markalarının önceki markaları ile seri oluşturduğundan anılan markalar üzerinde müvekkilinin kazanılmış hakkının mevcut olduğunu, taraf markaları arasında iltibas bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, kötüniyet halinde hükümsüzlük davasının süreye tabi olmadığı, dava koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 04.06.2012 tarihli kararı ile düzeltilerek onanmıştır.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2-Dava, davalı adına tescilli “Tirebolu 42+şekil” ve “42+şekil” ibareli dört ayrı markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Davacı adına tescilli bulunan “ÇAYKUR 42 NO'LU TİREBOLU ÇAYI+şekil” ibareli markanın başvuru tarihi 29.06.2005 olup bu marka yalnızca “çay” emtiası üzerinde tescillidir. Davalı adına tescilli bulunan 2002/10532 nolu “Tirebolu 42+şekil” ibareli markanın korunma tarihi ise 06.05.2002'dir.
Bu marka “çay” emtiası ile birlikte 29, 30 ve 35. sınıflarda yer alan diğer bir kısım mal ve hizmetler için de tescil edilmiştir.
Davacıya ait markanın başvuru tarihi, hükümsüzlüğü istenilen söz konusu markanın tescilinden sonra olmasına rağmen mahkemece “42” ibaresinin tescilsiz olarak davacı tarafça kullanıldığı, davacının bu ibareyi “çay” emtiası için marka haline getirdiği, dolayısıyla öncelik hakkının davacıya ait bulunduğu ve davalı şirketin markayı kötüniyetli olarak tescil ettirdiği gerekçesiyle 2002/10532 nolu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Ancak, davacının söz konusu ibareyi yalnızca “çay” ürünü üzerinde kullanmış Olması ve davacı markasının tanınmış olduğunun ispatlanamadığının da hükme esas alınan bilirkişi raporunda açıklanmış olması karşısında davalıya ait söz konusu markanın kapsadığı mal ve hizmetler ile davacı markasının ilişkin bulunduğu “çay” emtiası arasında 556 sayılı KHK'nun 8/1-b maddesi anlamında ayniyet veya benzerlik bulunup bulunmadığının içinde gıda mühendisinin de bulunduğu bir bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
3-Öte yandan, hükümsüzlüğü istenilen davalıya ait 196905 nolu markanın başvuru tarihi 22.06.1998, 2002/10532 nolu markanın başvuru tarihi ise 06.05.2002 olup işbu dava ise 15.10.2009 tarihinde açılmıştır. Tarafların aynı ilçede faaliyet gösterdikleri de gözetildiğinde birbirlerinin faaliyetlerinden haberdar olmamalarının hayatın olağan akışına aykırı bulunması karşısında davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğrayıp uğramadığının, diğer bir deyişle işbu davanın MK'nun 2.maddesinde ön görülen iyiniyet hükümleri ile bağdaşıp bağdaşmadığının karar yerinde değerlendirilmemiş olması da doğru görülmemiştir.
4-Kabule göre de, davalıya ait 2002/10532 nolu markanın 43.01. sınıfta, 196905 nolu markanın 29, 35.08, 43.01. sınıflarda, 2008/41148 nolu markanın 43.01. sınıfta ve 2008/74677 nolu markanın 35.08. sınıfta yer alan mal ve hizmetler yönünden tescilli olmamalarına rağmen anılan mal ve hizmetler yönünden de söz konusu markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle de bozulması gerektiğinden davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüyle Dairemizin 04.06.2012 tarih, 2011/1730 Esas, 2012/9688 Karar sayılı düzeltilerek onanma kararının kaldırılarak hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/13926, K. 2012/18754, 21 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama