KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/14060 E., 2013/13357 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Davacılar
- ZAFER YILMAZ‘A VELAYETEN
Karar Metni
882 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.06.2012 tarih ve 2002/143-2012/189 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili; davalı ...
Belediyesine ait ve belediyenin işlettiği ... plakalı öğrenci servisi aracının davalı ... yönetiminde Mustafa Bahçeli İlköğretim okuluna mutad öğrenci servisi yaparken 30/01/2012 tarihinde servis otobüsünün arka kapısının aniden açılması sonucu müvekkili küçük ...n otobüsten fırlayarak başını asfalta çarpıp ağır yaralandığını, 1 hafta hastanede müşahede altında kaldıktan sonra 6 ay evde yataktan çıkmadan yaşadığını, 1 okul yılını kaybettiğini, kaza nedeniyle uğranılan maddi/manevi zararın davalıların kusurundan kaynaklandığını,
otobüste kapasitenin üzerinde öğrenci alındığını ve öğrencilerin ayakta seyahat ettiğini ileri sürerek Zafer için 50 TL maddi 3500 TL manevi, ... için 50 TL maddi 750 TL manevi, Nurten için 750 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, kaza yapan aracın öğrenci servisi olmayıp halktan kişilerin de taşındığını, araç kapısında bir arıza olmadığını, davacı ...’in 15 gün iş ve güçten yoksun kaldığını, kazadan ve tedavisinden sonra 16/02/2002 tarihi itibariyle düzenli olarak okula devam ettiğini, araçta alınması gereken tedbirlerin şoför ve işveren belediye tarafından alındığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili; kazaya karışan aracın öğrenci servisi olmadığını, belediyenin ve diğer davalı şoförün olayda kusurunun bulunmadığını, hizmet kusuruna dayanıldığı için idari yargının görevli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; olay tarihi olan 30/01/2002 günü davalı ...’un sevk ve idaresindeki ... plakalı davalı ...
Başkanlığına ait aracın arka kapısının açılması sonucu davacı ...’ın araçtan düşerek 15 gün iş ve güçten kalacak ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı, diğer davacıların küçüğün anne ve babası olduğu, Çeşme Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/487E sayılı dosyasında alınan adli tıp raporu ve bilirkişi kusur raporlarından davalı ...’un %25, davalı belediyenin %75 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı,
tarafların sosyal ve ekonomik durumları, meydana gelen kaza nedeni ile davacıların yaşadıkları acı, elem ve ıstırap ile yaralanmanın niceliği ve niteliği, manevi tazminatın zengin ve fakir olmama yanında caydırıcı olma özelliği nazara alınarak davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 1.750 TL, diğer davacılar için ayrı ayrı 375,00’er TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline, maddi tazminata ilişkin belge sunulamadığı ve ispatlanamadığı için bu talebin reddine karar verilmiştir.
Taraf vekilleri; kararı ayrı ayrı temyiz etmiştir. 1-5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nun 427 maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanunun 19'uncu maddesiyle HUMK’a eklenen Ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2012 yılı için 1.690,00 TL’dir.
Davacılar vekili, dava dilekçesi ile davacı ...için 50,00 TL maddi ve 3.500,00 TL manevi, davacı ... için 50,00 TL maddi ve 750,00 TL manevi, davacı ... için ise 750,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacı ...için 1.750,00 TL ,diğer davacılar için ayrı ayrı 350,00’şer TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, maddi tazminat istemlerinin ise reddine hükmedilmiştir.
Temyiz talebinde bulunan davalıların davacılar ... ve ... hakkındaki temyiz istemi ve davacılardan ... ve ...’ın manevi tazminatın reddedilen kısmı hakkındaki temyiz istemi yönünden verilen karar, karar tarihindeki temyiz kesinlik sınırının altında kalmaktadır. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ¾ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
Davalılar vekillerinin ve davacılar ... ve ... vekilinin temyiz istemlerinin mahkeme hükmünün davalılar ve davacılar ... ve ... yönünden kesin olması nedeniyle miktardan REDDİNE karar vermek gerekmiştir.
2- Davalılar vekillerinin davacılardan Zafer Yılmaz’a yönelik temyiz isteminin incelemesine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin davacılardan Zafer Yılmaz’a yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
3- Davacılar vekilinin ...hakkındaki karara yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava, yolcu taşıma sözleşmesi sonucu oluşan yaralanma nedenine dayalı olarak açılan tazminat davası olup mahkemece, maddi tazminata ilişkin davanın bu yönde belge sunulamadığı gerekçesi ile reddine karar verilmiştir.
Ancak dosya içerisinde bulunan Adli Tıp Raporu’na göre, davacı, taşıma esnasında 25 gün iş ve gücünden kalacak şekilde yaralanmıştır.Mahkemece, davacının gerekirse hastane evrakları da celp edilmek suretiyle bu yaralanma nedeniyle sarf edilecek tedavi ve yol giderlerinin miktarı konusunda doktor bilirkişiden rapor alınarak karar verilmesi gerekirken 818 sayılı Mülga BK.’nun 42. maddesi de gözden kaçırılarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediği gibi, kazanın meydana geliş şekli,
yaralanmanın kapsam ve mahiyeti ve davacının yaşı da göz önünde bulundurularak manevi tazminatın tamamının kabul edilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kısmen kabul kararı verilmesi doğru olmamış, bu nedenle kararın davacı ...yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/14060, K. 2013/13357, 26 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama