KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/14674 E., 2013/13300 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
483 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/06/2012 tarih ve 2011/93-2012/121 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin pide imali ve satışı yaptığını, müvekkiline ait TPE nezdinde tescilli "sampi" ibareli markalarının bulunduğunu, davalı ile müvekkili arasında franchise sözleşmesi bulunmamasına rağmen, davalının müvekkiline ait markayı kullandığını, yapılan delil tespitinde davalıya ait işyeri üzerinde "sampi" ambleminin bulunduğu ve lokantanın faal halde olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek, şimdilik 8.000,00TL maddi, 50.000,00TL manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle de maddi tazminat talebini 28.928,12 TL'ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, mahkemenin yetkisiz olduğunu, markayı müvekkiline ait alışveriş merkezinde kiracı olan dava dışı şirketin kullandığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının, davacıya ait tescilli markayı izinsiz olarak işletmekte olduğu lokantada markanın tescil edilmiş olduğu şekliyle ünvan ve işletme adı olarak kullandığı, bu kullanımının tescilli marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 19.738,46TL maddi tazminatın tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, markaya tecavüz nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı taraf, maddi tazminat talebi hakkında 556 Sayılı KHK'nun 66/a bendindeki seçeneğe dayanarak, yoksun kalınan kazancın tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, anılan madde hükmü uyarınca maddi tazminatın belirlenmesinde davacı şirketin markasını franchise sistemi ile kullandırdığı İstanbul Yenibosna ve Ataşehir Şubelerinin 2010-2011 yılı franchise karı ve mal satış karı ortalamasının, tespit tarihi ile dava tarihi arasındaki izinsiz kullanım süresine göre hesaplanan 19.738,46 TL'ye hükmedilmiştir.
Ancak, 556 Sayılı KHK'nun 66/a bendi uyarınca yoksun kalınan karın hesaplanmasında, marka hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, marka sahibinin markanın kullanması ile elde edilebileceği muhtemel gelirin dikkate alınması gerekmektedir. Bu hesaplama şeklinde markanın ekonomik öneminin yanı sıra, davalı işletmesinin konumu ticari faaliyetlerinin ve tecavüz eyleminin boyutu ile ticari kayıtlarının da dikkate alınması gerekir.
Bu durumda, 556 sayılı KHK'nın 65. maddesi de dikkate alınmak suretiyle gerektiğinde davalı işletmenin ticari kayıtları üzerinde inceleme yapılmaksızın ve davalı işletmenin faaliyette bulunduğu Batman ili ile farklı ticari konumda bulunan İstanbul'daki bazı işyerlerinin faaliyet karları emsal alınmak suretiyle yapılan hesaplamaya dayalı maddi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu bakımdan davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/14674, K. 2013/13300, 25 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama