KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/14713 E., 2013/13913 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
519 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada...2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.05.2012 tarih ve 2011/160-2012/87 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili Banka ile kredi kullanan borçlu arasında bankomat 7/24 sözleşmesi aktedildiğini, sözleşme hükümlerini yerine getirmeyen davalıya usulüne uygun muacceliyet ihtarnamesi keşide edildiğini, borca ve ferilerine karşı herhangi bir itiraz olmadığını,...2.
İcra Müdürlüğü'nün 2007/3961 esas sayılı dosyası ile muhatap hakkında icra takibi başlatıldığını, kesinleşen takip üzerine hacze gidildiğini, haciz esnasında borcu ödeme taahhüdünde bulunulduğunu, akabinde kendisine usulunce davetiye tebliğ edilmediği gerekçesi ile...İcra Hukuk Mahkemesi'ne müracat edip borca itiraz ederek haciz tarihinin ödeme emri tebliğ tarihi olarak kabulü gerektiği gerekçesiyle takibin durduğunu,
borcun halen ödenmediğini ileri sürerek 03.12.2007 tarihi itibari ile 19.518,64 TL olan alacağa temerrüt tarihinden itibaren işleyecek sözleşme faiz oranı ve tüm masraflar ile avukatlık ücretinin davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı usulüne uygun tebligata ragmen cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı banka ile davalı arasında bankomat 7/24 sözleşmesinin akdedildiği, davaya konu olan 5464 sayılı banka kartları ve kredi kartları kanunu hükümleri kapsamında yer aldığı, buna göre süresi içerisinde itiraz edilmeyen hesap özetinin kesinleştiği, davalıya ihtarname tebliğ olunamadığından davalının icra takibinden önce temerrüde düştüğünden söz edilemeyeceği, davalı hakkında...2.
İcra Müdürlüğü'nün 2007/3961 esas sayılı takip dosyasındaki ödeme emrini...İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2008/91-178 E-K sayılı dosyalarında öğrenme tarihi 19.03.2008 tarihi olarak tespit edildiğinden davalının bu tarihte temerrüde düşmüş sayılacağı, asıl alacak miktarının 13.295,81 TL olduğu gererkçesiyle 19.03.2008 tarihinden itibaren 5464 sayılı yasanın 26. maddesi gereğince T.C.
Merkez Bankası'nın belirlediği gecikme faiz oranları ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, bankomat sözleşmesi gereğince tahakkuk eden borcun kart hamilinden tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının haciz tarihi itibariyle borçtan haberi olduğu ve bu tarih itibariyle temerrüde düştüğü kabul edilerek, 19.03.2008 tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir.
Ancak, taraflar arasında tanzim edilen Bireysel Ürün ve Hizmet Paketi Başvuru Formu ve Sözleşmesi'nin 38. maddesinde "...yapılacak her türlü yazışma ve tebligatlar, bu sözleşmede belirtilen adreslere gönderilecek .... kişiler, adres değişikliklerini Noter vasıtasıyla Bankaya bildirmediği takdirde, bu adrese yapılacak tebligatlar geçerli olacaktır." hükmü mevcuttur.
Davacı Banka, kendisine davalı tarafından başkaca bir adres bildirilmediği için hesap kat ihtarını bu adrese tebliğe çıkarmıştır. Bu durumda taraflar arasında kararlaştırılan sözleşme hükmünün geçerli olduğu kabul edilip, bu tarihten itibaren davacı bankanın yararına temerrüt faizine hükmetmek gerektiğinden kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Ayrıca, davacı vekili dava dilekçesinde...2. İcra Müdürlüğü'nün 2007/3961 E. sayılı takip dosyasında talep ettiği alacağın tahsili talebinde bulunmuş olup bu talebin içinde BSMV ve ihtarname gideri de mevcuttur. Mahkemece bu istem kalemler yönünden de davanın kabulü gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/14713, K. 2013/13913, 1 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama