KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/14786 E., 2013/14519 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
513 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/02/2012 tarih ve 2012/69-2012/39 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı ...isimli şahıstan almış olduğu 07.07.2010 keşide tarihli Ayvalık İş Bankası Şubesinin 80.000,00 TL lik çekini 25.06.2010 tarihinde davalı bankanın Balçova Şubesine teslim ettiğini, sonrasında bankanın şubede çekin kaybolduğunu çek iptali için başvurulduğunu bildirdiğini, müvekkilinin bildirim üzerine defalarca çek keşidecisi ile görüşmek ve alacağını tahsil etmek amacıyla Ayvalık 'a gittiğini, bir sonuç alamadığını 04.08.2010 tarihinde davalı ...
Bankasına noter kanalı ile gönderilen ihtarname ile hak arama girişimi nedeni ile maddi ve manevi zararlarla birlikte ödenecek vekalet ücretinin de talep edileceğinin bildirildiğini, ihtarnamenin 09.08.2010 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen cevap verilmediğini, müvekkilinin mecbur kalarak 24.08.2010 tarihinde vekil tayin ederek İzmir 6. İcra Müdürlüğünün 2010/14120 sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, borçlunun yetkiye ve borca itiraz ettiğini, Ayvalık Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/458 sayılı dosyası ile çek iptal kararı verildiğini, çek iptal kararı sonunda müvekkilinin tahsilat yapabildiğini,
ancak tahsilat yapabilmek için harcadığı emek, vekalet ücreti, yol bedelleri gibi maddi ve alacağını alıp alamayacağının belirsiz olması, avukat, noter, icra vs. gibi işlemler nedeni ile çektiği üzüntü karşılığı manevi zararların tanzim edilemediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 8.000,00 TL maddi, 6.000,00 TL manevi tazminatın reeskont faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davacının maddi ve manevi zarara uğradığı gerekçesiyle, davacı vekilinin maddi zararın tahsiline yönelik davasının kabulüne, 8.000,00 TL maddi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, manevi zararın tazminine yönelik davanın kısmen kabulü ile 4.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalı bankadan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Manevi tazminat isteminin temelinde, davalının bu işlemdeki kusuru yatmaktadır. Bilindiği üzere, 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 49. maddesine göre, şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar paranın ödenmesini dava edebilir. Somut olayda, dava konusu edilen çekin kaybolması nedeniyle davacının kişilik haklarına tecavüzün bulunduğu sonucuna varılamayacağından, 818 Sayılı BK'nın 49. maddesindeki koşulların oluşmadığı nazara alınarak manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, bu istemin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/14786, K. 2013/14519, 9 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama