KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/14850 E., 2013/13172 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2013
- Mahkemesi
- İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
588 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.02.2012 tarih ve 2008/37-2012/11 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava HUMK'nın 3494 sayılı kanunla değişik 348/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkillerinin , büyük emek ve masraf sarf ederek Venlafaksin Midroklorid etkin maddesini geliştirdiğini ve bu etkin maddeye konu ilacın "EFEXOR" ticari adı ile ruhsatlandırıldığını, davalının ise müvekkili adına TR 1997 00190 B numarası ile tescilli bulunan patentine konu "EFEXOR" ilacın tamamen aynısı olan ürünü için Sağlık Bakanlığı nezdinde kısaltılmış ruhsat başvurusu yaptığını, bu durumda, patent haklarına tecavüzün kuvvetle muhtemel ve kaçınılmaz olduğunu,
Ruhsatlandırma Yönetmeliği gereğince "'Bakanlıkça daha önce ruhsatlandırılmış bir diğer ürünle (etkin maddeler açısından ruhsatlı ürün sahibinin ürünü aynı kalitatif ve kantitatif terkibe sahip, aynı farmasötik formda ve gerektiğinde ilgili yönetmeliğe göre biyo- eşdeğerliği kanıtlanmış) olması” gereken ürünler için kısaltılmış başvuru yoluna izin verildiği,
farklı endikasyon, farklı kullanım yolu, farklı doz uygulanmasının öngörüldüğü ürünlerde ise bu hususlarda yapılmış klinik araştırmaların sonuçları, toksikolojik ve farmakolojik çalışmaların sonuçlarının sağlanmasının zorunlu olduğu bu durumda, davacıya ait "EFEXOR" ürünün tamamen aynısı olan ya da etkin maddeleri aynı olan, aynı kalitatif ve kantitatif terkibe/ formüle sahip olan, aynı farmasötik formda olan veya temelde benzer olan bir ürünün üretilmesi,
ithali, satışı ya da satışa sunulması ve tanıtımının patent hakkına tecavüz teşkil edeceğini, ileri sürerek davalının muhtemel patent tecavüzü ve haksız rekabet tehlikesinin tespitini ve önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın açıldığı tarih itibariyle müvekkilinin ürününün henüz ruhsat başvuru aşamasında olup tecavüz fiilinin bulunmadığını, yapılmış bulunan ruhsatlandırma işleminin 551 Sayılı KHK’nın 75/f maddesi ile patent hakkının istisnasını oluşturduğunu ve dava açıldığı tarihte davalının ruhsat başvurusu dışında başka bir eylemi bulunmadığını, davacının patenti ile korunan buluşun venlafaksin etkin maddesi olmadığını, patent ile korunan buluşun "bir antidepresan olan venlafaksin hidrokloridin birim doz ayarlaması şekli ile ve saatlik uzatılmış çözülme formülasyonu ile ilgili olduğunu,
davacının patent belgesiyle korunan formülasyondan farklı olarak, davalının ürünü sferoidler veya kaplamada HPMC içermediğini, davacının üretim prosesinin ekstrüzyon ve sferonikasyon prosesi olduğunu, davalının üretim prosesinin ise, roto-fluidizasyon olduğunu, kelimesi kelimesine ya da eşdeğer olarak bir tecavüzün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia,savunma,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının ürününün davacı taraf adına tescilli bulunan TR 1997 00190 B sayılı patente tecavüz etmediği tespit edilmiş ise de, her davanın açıldığı tarih itibariyle değerlendirilmesi gerektiği buna göre 551 sayılı KHK'nın 75/f maddesi hükmüne göre ilaçların ruhsatlandırılması ve bunun için gerekli test ve deneyler de dahil olmak üzere ruhsat konusu buluşu içeren deneme amaçlı fiiller patent hakkı kapsamı dışında kaldığının hüküm altına alındığı,Sağlık Bakanlığı'nın yazı cevabına göre davalının ruhsat başvurusunun 08.03.2008 olan dava tarihi itibarı ile henüz sonuçlandırılmadığı ve başvuru aşamasında bulunduğu, gerekçesiyle davanın 551 sayılı KHK'nın 75/f maddesi hükmü uyarınca reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/14850, K. 2013/13172, 24 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama