KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/15208 E., 2013/13116 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 39. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11.06.2012 tarih ve 2011/278-2012/144 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada bulunan hesabından bankanın kıdemli memuru ... yaptığı hileli işlemler ile hazine bonosu satıldığını, bedelinin banka personelince mal edinildiğini, memurun müvekkilinin imzasını taklit ederek ve hile ile boş dekont imzalattırılmak suretiyle para çektiğini, davalı bankanın imza taklit edilerek çekilen parayı ödediğini ancak imzası gerçek olan fakat boş olarak verilen hile ile alınmış dekontlara denk gelen 8.000,00 YTL'lik bölümün ödenmediğini ileri sürerek 8.000 YTL'nin 05.01.2005 tarihinden itibaren faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, banka personelinin davacı müşteriye ait bir kısım hesaplarda suistimal gerçekleştirdiğini ve bir miktar nakit para ile kaybolduğunu, bu nedenle İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2005/66 esas sayılı dosyasından yargılandığını ve cezalandırıldığını, davacının hesabından 10.01.2005 tarihinde gerçekleştirilen 15.000 adet 636 kodlu hazine bonosunu satışını müteakip yapılan 11.500 tutarlı çekim çeklerine ilişkin dekonttaki imzanın müşteriye ait olmadığının tespit edildiğini, bu bedelin müşteriye iade edildiğini ancak üzerindeki imzanın müşteriye ait olduğu tespit edilen dekonta ilişkin tutarın ödenmediğini savunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davaya konu tediye fişine ilişkin işlemlerin davalı banka çalışanı ve İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılaması yapılan Levent Şenocak tarafından yapıldığı, davalı bankanın kendisine yatırılan paranın davacıya istenildiği zaman iadesinde sorumlu olduğu, güven kurumu olan bankanın bu yükümlülüğü yerine getirmediği, yasa ile kurulmuş mevduat kabulü ve bankacılık işlemi konularında görevlendirilmiş bankaların güven kurumu oldukları, davacının güven duyarak davalı bankaya yatırdığı mevduatın özenle saklanması gerektiği, bankanın objektif özen görevini yerine getirmediği gererkçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/15208, K. 2013/13116, 24 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama