KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/15386 E., 2013/13173 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2013
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
495 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Salihli Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.07.2012 tarih ve 2011/1355-2012/1044 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkil sigorta şirketine konut sigortası ile sigortalı,...'e ait dairede 19/12/2005 tarihinde apartman binasına ait müşterek bacanın tutuşması sonucu yangın meydana geldiğini, yangın sonucu sigortalı konutun zarar gördüğünü, davalıların apartmandaki bağımsız bölümlerden birer tanesinin sahibi olduğunu, yangının zemin kat dairesindeki bacanın tutuşması sonucu ortaya çıktığını, yangının davalılardan ...'ın maliki bulunduğu zemin kat 1 nolu daireden çıktığını ve müşterek baca bağlantısından sigortalının çocuk odasına sıçradığını,
sigortalının konutunda meydana gelen bina ve eşya hasarlarının apartmana ait müşterek bacanın tutuşması sonucu oluştuğunu, zarardan hem yangının çıktığı dairenin sahibinin hem de yangının müşterek bacadan çıkması nedeniyle apartmandaki kat maliklerinin sorumlu olduğunu, müvekkil şirketin konuttaki hasar tutarını sigortalısına ödendiğini,
meydana gelen bina ve eşya yangın hasarının sigortalı konutun bulunduğu apartmanın kat maliklerine rücu edilmesi için davalı borçlular ve diğer bağımsız bölüm maliklerine karşı ilamsız icra yoluyla icra takibi başlatıldığını ve davalıların borca itiraz ettiklerini iddia ederek icra takibine yapılan itirazın iptaline, davalılar aleyhine %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili takip ve dava konusu yapılan alacağın zamanaşımına uğradığını, rücuen tazminat davalarının zarar gören tarafın zarara ve failine ıttıla tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde açılması gerektiğini, davacı ... şirketinin sigortalısına ödemeyi yaptığı tarih olan 31/03/2006 tarihini zararı ve sorumlularını öğrenme tarihi olarak kabul etmek gerektiğini, davacı tarafın itirazın iptaline konu olan icra takibini 1 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra 17/08/2007 tarihinde açtığını, davacı tarafın rücuen tazminat talebinin BK 60. maddesinde öngörülen zamanaşımı süresinden sonra dermeyan ettiğini, ayrıca müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini, müvekkili lehine %40 dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılar zamanaşımı itirazında bulunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; rücu'en tazminat davalarının zarar gören tarafın zarara ve failine ıttıla tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde dava açılması gerektiği, 06/02/2006 tarihli ekspertiz raporunda, yangının zemin kat dairedeki bacanın tutuşması sonucunda müşterek bacadan dolayı meydana geldiğinin belirtildiği, bu rapor çerçevesinde davacı ... şirketinin sigortalısına ödemeyi yaptığı tarih olan 31/03/2006 tarihinin zararı ve sorumlularını öğrenme tarihi olarak kabul etmek gerektiği, zira taşınmazın belirli olması nedeniyle kat maliklerinin davacı tarafından tespitinin mümkün olduğu, davacının icra takibini 1 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra 17/08/2007 tarihinde açtığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/15386, K. 2013/13173, 24 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama