KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/15526 E., 2013/14017 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
694 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Düzce 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.05.2012 tarih ve 2008/624-2012/211 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl dosya ve birleşen dosya kapsamında, işyeri sigorta poliçesi ile müvekkili şirket nezdinde sigortalı bulunan işyerinde 03.05.2008 ve 22.05.2008 tarihlerinde dahili su teminatı kapsamında hasar meydana geldiğini, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini belirterek asıl dosya kapsamında 10.825,43 TL, birleşen dosya kapsamında 11.991,86 TL hasar bedelinin ödeme tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, hasarın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, hasar gördüğü iddia edilen emtianın paslanma özelliği olmayan ve oksitlenmesi mümkün olmayan emtia niteliğinde olup, sigortalı işyerinde hasar meydana gelmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ve birleşen dosya davalısı ... vekili, hasarın belirtilen miktar kadar olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'in bina maliki olarak binadaki bakım eksikliğinden, davalı ...'ın da kiracı olarak su baskınına sebep olan bulaşık makinesi ve evde bulunan boruların bakım ve onarımını yapmadığı ve/veya bina malikini bu hususta uyarmadığı için zarardan sorumlu olduğu, zarar gören malzemeler nedeni ile 214,65 TL, ıslanan malzemelerin kurutulması ve silinmesi için 500 TL olmak üzere toplam 714,65 TL zarar meydana geldiği gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulü ile,
214,65 TL'nin ödeme tarihi olan 18/06/2008'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulü ile, 500 TL'nin ödeme tarihi olan 04/06/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- 5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nun 427 maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanunun 19'uncu maddesiyle HUMK’a eklenen ek-madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında (2012 yılı için 1.690,00 TL’dir).
Davacı vekili, dava dilekçesi ile asıl dava yönünden 10.825,43 TL tazminat talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile toplam 714,65 TL tazminata hükmedilmiştir. Hükmedilen tazminat miktarları bakımından verilen karar temyiz talebinde bulunan davalı yönünden karar tarihindeki temyiz kesinlik sınırının altında kalmaktadır. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ¾ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebilir. Mümeyyiz davalı vekilinin temyiz isteminin mahkeme hükmünün davalı yönünden kesin olması nedeniyle miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, işyeri sigorta poliçesi kapsamında rucuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, sigorta eksperi tarafından düzenlenen ekspertiz raporunda sigortalı işyerinde bulunan galvaniz sac kablo kanalları, kanal kapağı, binrak, busbar gibi bazı emtianın ıslanma sonucu hasar gördüğü, hasar bedelinin sovtaj değeri düşüldükten sonra asıl davaya konu 22.05.2008 tarihli olay sebebiyle 10.825,43 TL, birleşen davaya konu 03.05.2008 tarihli olay sebebiyle 11.991,86 TL olduğu belirtilmiş, hükme esas alınan 21.03.2011 tarihli bilirkişi raporunda ise, hasarlanan emtia yönünden busbar hariç diğer malzemelerin taşıyıcı elemanlar olup, paslanmaz galvaniz sactan imal edildiği,
işlevlerini kaybetmeleri için aşındırıcı sıvı veya katı maddelerin etkisinde kalmaları gerektiği, rizikodan sonra kısa bir süre içinde bu malzemelerin silinmesi ve kurulanması ile rizikodan önceki durumuna getirilmelerinin mümkün olduğu gerekçesiyle bir daha kullanılamayacak şekilde hasar gören malzeme bedelinin 214,65 TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Buna göre, bilirkişi raporuna yapılan itirazlar da değerlendirilerek, ekspertiz raporu ile bilirkişi raporu arasındaki çelişkiyi giderici, emtialardaki hasarı ve gerçek hasar tutarını tereddüte mahal bırakmayacak şekilde ortaya koyan, denetime elverişli, konusunda uzman metalurji mühendisi bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/15526, K. 2013/14017, 2 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama