KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/15605 E., 2013/13959 K.·Asıl Ve Birleşen Davada
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
556 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.06.2012 tarih ve 2010/473-2012/465 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ...Sağlık Hizmetleri Ticaret ve Sanayi A.Ş aleyhine açtığı davada, müvekkilinin miras bırakanı ... ile imzaladığı 22.12.1992 tarihli hisse satış sözleşmesi ile murisin yapılacak hastanenin 5 hissesine tekabül eden 1/2 hissesini 300,00 TL karşılığında müvekkiline sattığını, murisin 24.01.2010 tarihinde vefat ettiğini, hisse satışı ve veraset ilamı uyarınca murisin hisselerinin müvekkili adına pay defterine işlenmesi talep edilmişse de bir sonuç alınamadığını, ayrıca davalı şirketin 2006- 2007- 2008 yılları için yönetim ve denetim kurulunun 04.02.2010 tarihinde genel kurulca usulsüz toplanarak ibra edildiğini,
şirketin keyfi yönetildiğini, müvekkiline şirket işleyişi ile ilgili bilgi verilmediğini, müvekkili hissesine düşen aylık kira bedellerinin şirket tarafından haksız bir surette uhdesinde tutulduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalı şirket ortaklığının tespitini, hisse satışının şirket pay defterine kaydını, veraset ilamı uyarınca da pay devrinin yapılmasını, şirket ortaklarının olağanüstü genel kurula çağrılmasını, şirkete tedbiren kayyım atanmasına talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, birleştirilen davada murisin diğer mirasçıları olan ... ve ... aleyhine açtığı davada aynı iddiaları ileri sürerek murisin şirketteki 1/2 hissesinin davalılardan intikalinin sağlanmasını, müvekkilinin...Sağlık Hizmetleri Ticaret ve Sanayi A.Ş'de ortaklığının tespitini, hisse satışının şirket pay defterine kaydını, veraset ilamı uyarınca da pay devrinin pay defterine kaydını talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili, sözü geçen 22.12.1992 tarihli sözleşmenin gerçek dışı olduğunu, zira zaten murisin şirketteki hisseleri 29.12.1992 tarihinde aldığını, olmayan bir hissenin satılamayacağını, konusu imkansız olan bir sözleşmenin geçerli olamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı...Sağlık Hizmetleri Ticaret ve Sanayi A.Ş. vekili, davacının sunulan veraset ilamındaki payları doğrulutusunda şirkette hissedar bulunduğunu, dayandığı sözleşmenin muhatabının şirket değil diğer mirasçılar olduğunu, davacının diğer iddialarının da gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, hisse devri konusundaki talep hakkında, anonim şirketlerde hisse senetlerinin devrinin geçerli olabilmesi için hisse senedi çıkarılması ve devir hususundaki yasal hükümlere uyulması gerektiği, bu düzenlemeye uygun bir hisse devri bulunmadığından tescil yönündeki davacı talebinin dinlenemeyeceği, davacının murisleri ...'in ölümü sonrasında alınan veraset ilamına göre hisse devrinin yapılması yönündeki talebi hakkında,
dosya arasına celbolunan sicil kayıtlarının ve eklerinin incelenmesinde dava açıldıktan sonra ...'in davalı şirketteki hisselerinin mirasçılarına intikal ettirildiği ve şirket ortağı olarak hazirun cetvelinde yer aldığı, dava açıldıktan sonra talebin karşılandığı, genel kurulun toplantıya çağrılması hususunun TTK 366. maddesinde düzenlendiği, davacının talebinin bu maddede ön görülen usule göre yapılmadığı,
dikkate alınmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davacının asıl ve birleşen davadaki talebi olan veraset ilamı gereği pay devrinin şirket pay defterine kaydı ve ilanı talebi hususunda karar verilmesine yer olmadığına, diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının iddia ettiği hisse devrinin yapıldığı tarih itibariyle murisin davalı şirkette hissedar olmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/15605, K. 2013/13959, 1 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama