KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/1569 E., 2013/15660 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
471 kelime·2 dk okuma
..
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/10/2011 tarih ve 2010/168-2011/261 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının ürünlerinde kullandığı "Sütaş Tatlım" ve "Sütaş Tatlımmm Tatlım" ibarelerinin davacı müvekkiline ait TPE nezdinde tescilli 2006/3681 nolu "Saray Tatlım" ibareli markayla karışıklığa sebebiyet verdiğini, dolayısıyla da iltibas oluşturduğunu ve tecavüz teşkil ettiğini iddiasıyla marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, durdurulmasına ve kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin “Sütaş Tatlımmm” ibaresi için 2009/52330, “Sütaş Tatlımmm Tatlım” ibaresi için de eldeki davadan önce TPE nezdinde 2009/52331 numarası ile marka başvurusunda bulunduğunu, davacının bu başvuruya itiraz ettiğini, dava süreci devam ederken itirazının reddedildiğini, davacının bunun üzerine Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kuruluna itiraz ettiğini, bu sürecin TPE nezdinde devam ettiğini ifade ederek,
müvekkiline ait “Sütaş Tatlımmm” ve “Sütaş Tatlımmm Tatlım” ibarelerinin kısa sürede tescil edileceğini, davacının dayanağı marka ile iltibas oluşturmadığını, ayrıca müvekkilinin ürün, ambalaj tasarımının belirtilen ibare ile birlikte bütünsel olarak ele alındığında davacının dayanağı markalı ürün ambalajları ile karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının "Saray" markasının tanınmış marka statüsünde olduğu ve davacının “Saray” marka şemsiyesi altında seri markalar oluşturduğu, ürünlerinde “Saray” marka şemsiyesi altında seri numarasını kullandığı , davalının “Sütaş” markasının tanınmış marka statüsünde olduğu ve davalının “Sütaş” marka şemsiyesi altında seri markalar oluşturduğu ve ürünlerinde bu marka şemsiyesi altında seri markalar kullandığı, her iki kullanımda da “Tatlım” ibaresinin ortak kullanım niteliğinde olduğu, davacının dayanağı markanın asli ayırt edici unsurunun “Saray” ibaresi olduğu,
davalının uyuşmazlığa konu kullanımında ise ayırt edici asli unsurun “Sütaş” ibaresi olduğu, “Tatlım” kelimesinin tüketiciyi yanıltma vasfı bulunmadığı, davalının uyuşmazlığa konu markaları için TPE nezdinde marka başvurusu mevcut olup, henüz kesinleşmemekle birlikte davacı tarafın TPE nezdindeki itirazlarının reddedildiği, davalının markası ile davacının markasına tecavüz oluşturmadığı gibi, tecavüz ve haksız rekabetin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava markaya tecavüzün tespiti ve önlenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda belirtilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak davacının tescilli markasının esaslı unsurlarından birisi de "tatlım" ibaresi olup, davalı da ürünlerinde aynı ibareyi öne çıkarmak suretiyle kullanmaktadır. Bu itibarla markalar arasında karıştırılma ihtimali mevcut olduğundan markanın tescilli olduğu ürünler de gözetilmek suretiyle benzer mal ve hizmetlerde kullanıldığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmek gerekirken yazılı şekilde davanın reddi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/1569, K. 2013/15660, 16 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama