KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/1613 E., 2013/16519 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
436 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/11/2011 tarih ve 2010/401-2011/272 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "... ve "..." markalarının bulunduğunu ve aynı ibareleri ticaret unvanlarında da kullandıklarını, markalarının tanınmış olduğunu, davalının müvekkili "... ibareli ticaret unvanı ile hizmet verdiğini, bu unvanın ise müvekkilinin marka ve unvanı ile karışıklığa sebebiyet verdiğini, zira, "Borusan" ve "Bodursan" ibarelerinin ayırt edilemeyecek kadar benzer olduklarını, aynı zamanda davalının Borusan Grubun 1980'li yıllardan beri Türkiye temsilciliğini yaptığı BMW markasını, yetkili servis izlenimi yaratarak,
hizmetlerinde ön plana çıkararak kullanmakta olduğunu, bu durumda davalının kullanmış olduğu ibarenin ve kullanma şeklinin müvekkilinin markasıyla karışıklığa sebep olduğu gibi davalının davacıya ait markanın tanınmışlığından da haksız yararlandığını gösterdiğini ileri sürerek, davalının kullanmış olduğu "Bodursan Oto" ve "... ibarelerinin müvekkiline ait marka ve unvana tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, bu fiillerinin durdurulmasına, giderilmesine, sonuçların ortadan kaldırılmasına ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin unvanının, şirket yetkilisi Rasim BODUR'un babası tarafından 40-45 yıl kadar önce kullanılmaya başlanmış olduğunu, ibarenin, müvekkilinin soyadının sonuna sanayinin kısaltılmış hali olan "san" ibaresinin eklenmesi suretiyle oluşturulduğunu, bu kullanım şeklinin de yaygın olduğunu, sadece BMW'nin değil diğer marka araçların da tamirinin müvekkili tarafından yapıldığını, savunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, kısmen benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, BODURSAN ve BORUSAN ibarelerinin ayırtedilmeyecek derecede benzer olmadığı, iltibas tehlikesinin bulunmadığı, servis hizmeti vermekte olan davalının hizmet verdiği,
bakım ve onarımlarını yaptığı araçlara ilişkin marka ve logoları, kendi tescilsiz markasıyla birlikte kullanmasının olağan olup bu kullanma şeklinin de markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturamayacağı, kullanma şekli itibariyle BMW ibaresinin davalı çalışanlarının iş elbiselerinde, aracında ve broşüründe ön plana çıkartılmasının da marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmasının düşünülemeyeceği, aksi durumun, rekabetin aşırı derecede sınırlanması sonucunu doğuracağı, davacı tarafın da temsilciliğini yaptığını belirttiği BMW logosunun kullanılmasının engellenmesine dair talebinin bulunmadığı,
davalının "Bodursan" ibaresini kullanmasının çok eskiye dayandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/1613, K. 2013/16519, 25 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama