İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/15761 K.2013/14688

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/07/2012 tarih ve 2011/102-2012/474 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış…

Esas2012/15761Karar2013/14688Tarih12 Temmuz 2013Okuma6 dk · 1.194 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2012/15761 E., 2013/14688 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Temmuz 2013
Mahkemesi
TİCARET MAHKEMESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.194 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/07/2012 tarih ve 2011/102-2012/474 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin, davalıların parasını her istediği an geri alabileceği ve yüksek oranda kar verileceği taahhüdünde bulunması sebebiyle iki makbuz karşılığında 40.000-DM yatırdığını, 2006 yılında ihtiyacı nedeniyle ödediği parasını şifahi olarak talep eden müvekkilinin her defasında sonraki bir tarihte ödeneceği sözü verilmesine rağmen paranın geri ödenmediğini, davalıların yasal mevzuata aykırı olarak para tahsil ettiklerini ve faaliyetlerini de geçerli bir hisse senedi satımı yapılmış gibi göstermeye çalıştıklarını,

davalıların yurtdışında kurulan şirketlerinin para toplamak için kurulduğunu ve tüm paraların Türkiye'deki şirkete aktarılacağı ve iade anında da sorumluluğun esas olarak Holding'de olacağını söyleyerek paravan olarak kurulan AG uzantılı şirkete kaydettiğini, taraflar arasında yapılan sözleşmenin hukuki olarak unsurları itibariyle ortaklık değil bir borç yada kredi anlaşması niteliğinde olduğunu,

sözleşmenin esaslı unsuru olan paraların istendiğinde iadesi şartının olmadığının müvekkili tarafından bilinseydi sözleşmenin imzalanmayacak olması sebebiyle sözleşmenin geçerli olmadığını her ne kadar müvekkilinden alınan paraların Jetpa AG adına alınmış olsada şirketin müvekkiline gönderdiği yazıların içeriği, şirketlerin ortakları ve yönetim kurulunun aynı olması, toplanan paraların Türkiye'ye aktarılmış olması ve Jetpa Holding yararına kullanılmış olması dolayısıyla Jetpa Holding AŞ ve diğer davalı ...'ün müvekkiline karşı birlikte sorumlu olduklarını, öte yandan M.

Fadıl Akgündüz'ün TTK 336 maddesi gereğince de sorumluluğunun bulunduğunu belirterek davalılara verilen 40.000-DM karşığılı 44.210,00 TL'nin fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 8.000,00 TL'lik kısmının ödendiği tarih itibariyle işleyecek ticari faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini, bu doğrultuda müvekkilinin davalı şirketlerle kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitini, TTK, SPK, Bankalar Kanunu ve diğer mevzuata aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili;davacının dava dışı Jetpa AG'ye sessiz ortak olduğu ve bu şirkete para verdiğinin iddia edilmesi sebebiyle, davacı ile müvekkilleri arasında hiçbir ticari yada hukuki ilişki veya para alışverişi bulunmadığını, dolayısıyla huzurdaki davanın müvekkillerine yöneltilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının para verdiğini iddia ettiği dava dışı şirketin müvekkili şirketten bağımsız tüzel kişiliği olan bir şirket olduğunu, davacının dava dışı Jetpa AG şirketine vermiş olduğunu iddia ettiği parayı geri alamadığı gerekçesiyle sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca verdiği paranın iadesi için huzurdaki davayı açtığını,

BK 66. maddesine göre, sebepsiz zenginleşmeye dayalı talepler için 1 yıllık zamanaşımı süresinin sözkonusu olduğunu ve davanın zamanaşımına uğradığını, sessiz ortak olan davalının karara iştirak hakkı bulunduğu gibi zarara da katlanma ve ortak olma zaruretinin bulunduğunu, davacının iddiasının aksine hileli veya muvazaalı bir yol kullanılmadığını, ortaklıkların kurulduğu yıllara ilişkin olan bilançolar incelendiğinde şirketlerin ticari faaliyet içinde olan ve sürekli kar eden şirket olduğunu, paravan şirket olmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia,savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından yatırıldığı belirtilen ödemelerin 1999 yılında yapıldığı, BK 60. maddesinde öngörülen 1 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin aynı zamanda ceza zamanaşımı itibariyle de davanın açıldığı tarihte dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı ve davalı tarafın 818s. BK'nun 60. maddesi uyarınca zamanaşımı def'inde bulunduğu, olayda paranın yatırılış tarihine göre anılan maddede öngörülen 1 yıllık ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolduğu gibi, ceza zamanaşımı süresinin de gerek kısmi davada talep edilen ve gerekse de ıslahla artırılan miktar bakımından gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Her ne kadar davacı taraf davalıların sorumluluğu bakımından haksız fiil iddiası dışında başka hukuki sebebler de ileri sürmüş ise de; aşağıda ayrıntılı olarak izah edileceği üzere davacı taraf yurt dışında kurulu bulunan Jetpa AG'ye para yatırdığını ve bu paraların Türkiye'de davalılara aktarıldığını ve davalılar tarafından kullanıldığını, yurt dışında kurulu şirketin tek ortağı ve yöneticisinin Fadıl Akgündüz olduğunu, davalı şirketin hakim ortağının da anılan davalı olduğunu ileri sürmüş bulunduğundan davalı tarafın zamanaşımı def'inin mahkemenin de kabulünde olduğu üzere haksız fiil hükümleri uyarınca değerlendirilmesi gerekir.

Ancak, davada gerçekten de zamanaşımı sürelerinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin incelenmesinden önce, davacı tarafın iddialarının ileri sürülüş şekli bakımından üzerinde durulması gereken öncelikli husus, davada zamanaşımı def'inin ileri sürülmesinin dürüstlük kurallarına aykırı olup olmadığı hususudur.

Her ne kadar bir borçlunun borcunun zamanaşımına uğradığını ileri sürmesi, bu yolla borcunu ödemekten kaçınması tüm çağdaş hukuk sistemlerinde olduğu gibi Türk hukuku bakımından da kanunen kendisine tanınan bir hak ve zamanaşımı def'inin ileri sürülmesi tek başına borçlunun dürüstlüğe aykırı bir davranışı olarak kabul edilemez ise de bazı hallerde zamanaşımı def'inin ileri sürülmesi dürüstlükle bağdaşmayabilir.( K.Oğuzman, T.Öz, Borçlar Hukuku Genel Hükümler 2009,

s. 482) Zamanaşımı def'inin ileri sürülmesinin hangi hallerde dürüstlük kuralına aykırı bulunduğu hususunda normatif bir düzenleme bulunmadığından bu hususun varid olup olmadığının her somut uyuşmazlığın özellikleri nazara alınarak değerlendirilmesi gerekir.

Bilimsel ve yargısal içtihatlarda davacının dava açmaması için oyalanması durumu dürüstlük kuralına aykırılık olarak kabul edilmektedir. (age,s.

482 vd.) Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere yurt dışında çalışan davacıdan "JETPA" ibarelerinin büyük puntolarla "ınternational marketing and tradıng AG" ibarelerinin küçük harflerle yazıldığı "Ortaklık Sözleşmesi" başlıklı belge karşılığında para tahsil edilmiş olup, dosya içerisinde bulunan belgenin içeriğinden ise firmanın yani yurt dışında kurulu firmanın otomotiv, inşaat, tekstil, turizm, medya, ilaç ve hizmet sektörlerinde faaliyet gösteren yabancı bir holdingin ortağı olduğu (ki bahsi geçen Holdingin davalı ... olduğu da çekişmesizdir.),

yatırılan tutarın yabancı holdingdeki ortaklıktan kaynaklanan yükümlülüğe karşı kullanılacağı, yatırımcının kâr ve zarara ortak olacağı, sessiz ortağın 60 aylık fesh-i ihbar müddetine riayet etmek suretiyle akdi feshedebileceği ve payına düşen meblağın yabancı holdingden isteneceği ve taraflarına ulaştığında davacı ortağa ödeneceği, kâr payı paylaşımında ortağın hissesinin %80 olacağının taahhüt edildiği anlaşılmaktadır.

Yine davada çekişmesiz olduğu üzere yurt dışında kurulu şirketin tek ortağı ve yöneticisi davalılardan Fadıl Akgündüz olup, dava tarihi itibariyle anılan şirketin herhangi bir malvarlığı ve ödeme gücü mevcut değildir. Yine davalı tarafın kabulünde olduğu ve ortaklık sözleşmesinde yazılı olduğu üzere toplanan paralar da Türkiye'ye gönderilmiş bulunmaktadır.

Davadaki zamanaşımı def'inin ileri sürülmesinin dürüslük kuralına aykırı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde bu olguların göz önünde bulundurulması gerekeceği tabiidir.

Bu noktada nazara alınması gereken bir başka husus da (HUMK'nun 235 ve HMK'nun 187/2 nci maddesi uyarınca herkesce bilinmesi nedeniyle çekişmesiz olan) davalılardan Fadıl Akgündüz'ün diğer davalı ... vasıtasıyla Türkiye'de çok büyük yatırımlar yapacağı yönünde reklamlar yapması ve yatırımcılarına önemli ölçüde kâr vereceği taahhüdünde bulunması hususudur. Davacı taraf da davada bu nedenle yurt dışındaki şirkete para verdiği iddiasındadır.

Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davalı taraf davada bir yandan davacının organik bağ içinde olduğu ve davalı ...'ün yöneticisi ve tek ortağı bulunduğu şirketin ortağı olduğunu ve hakkın o şirkete karşı kullanılması gerektiğini savunurken, diğer yandan;

imzaladığı sözleşmeyle 60 aylık sürede bir hak ileri sürmesinin mümkün bulunmadığına inandırılıp, güven telkin edilen ve yurt dışında yatırdığı parasını alamayacağının anlaşılması üzerine işbu davayı açtığı ileri sürülen davacıya karşı paranın yatırılış tarihine göre zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek zamanaşımı def'inin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşır bir tutum olmadığının kabulü gerekir.

Bu itibarla, mahkemece davalı tarafın yerinde bulunmayan zamanaşımı def'inin reddiyle uyuşmazlığın esasına girilmek gerekirken, anılan hususlar gözden kaçırılarak davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/07/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/15761, K. 2013/14688, 12 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/15761
Karar No
2013/14688
Tarih
12 Temmuz 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/15767 K.2013/13857
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/15769 K.2013/19974
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2012/15775 K.2013/15254
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2012/15781 K.2013/12881
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/15787 K.2013/13950
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/15791 K.2013/13877

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.