KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/15838 E., 2013/13619 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2013
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
484 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/03/2012 tarih ve 2010/846-2012/554 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili idare ile dava dışı şirket arasında imzalanan sözleşme uyarınca davalı banka tarafından 06.08.1998 tarih ve 4.295,00-TL bedelli kesin süresiz teminat mektubu verdiğini, dava dışı şirketin edimlerini ifa etmemesi üzerine 06.07.1999 tarih ve 10 nolu emanet komisyon kararı ile teminat mektubunun irat kaydedilmesine karar verildiğini, ancak adı geçen şirketin önce Ankara 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/170 D.İş sayılı dosyası ile tedbir kararı alarak teminat mektubunun nakde çevrilmesini engellediğini, ardından da Ankara 6.Asliye Hukuk mahkemesinin 1999/450 Esas sayılı dosyası ile dava açtığını,
davanın reddine karar verildiğini, kararın Yargıtay 15.H.D.'sinin 19.01.2009 tarihli ilamı ile onanarak kesinleştiğini, 04.12.2009 tarihinde davalı bankadan teminat mektubunun tazmininin talep edildiğini, ancak davalı bankaca zamanaşımı nedeniyle talebin reddedildiğini, bankanın teminat mektubunu kayıtlardan çıkarmasının mümkün olmayıp buna rağmen kayıtlardan çıkarılan teminat mektupları ile ilgili olarak bankanın garanti sorumluluğunun devam ettiğini, tedbir kararının ve 8 yıl süren davanın zamanaşımı süresini keseceğinin açık olduğunu, müvekkilinin mükerrer tahsilatının söz konusu olmadığını ileri sürerek;
teminat mektubu bedeli olan 4.295,00 TL'nin talep tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş
Davalı vekili, zamanaşımı def'inde bulunup, idarenin zararının dava dışı şirket tarafından karşılanıp bir de teminat bedelinin ödenmesinin mükerrer tahsilat sayılacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davalı taraf zamanaşımı def'inde bulunmuş ise de yasada öngörülen zamanaşımı sürelerinin işlemeye başlayabilmesi için öncelikle talep konusu hakkın istenebilir bir duruma gelmesi gerektiği, Ankara 2.Asliye Hukuk mahkemesince teminat mektubunun ödenmemesi hususunda tedbir kararı verildiğini, 6. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davada karar kesinleşinceye kadar bu tedbirin kaldırılmadığının anlaşıldığı,
hal böyleyken davacı idarenin davalı bankaya başvurarak teminat mektubunun nakde çevrilmesini istemesinin hukuken engellenmiş olduğunun açık olduğu, bu nedenle 04.12.2009 başvuru tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı, teminat mektuplarında bankaların sorumluluğunun garanti sözleşmesinden kaynaklanmakta olup bunun sonucunun .../...
-2-
bankanın teminat mektubu vermekle aslen borç yüklenmiş olacağı, dolayısı ile teminat mektubunu öderken kendi borcunu ödemiş olacağı, idare ile dava dışı şirket arasında görülmekte olan davada idare lehine karar verilmiş olması davacı idarenin alacağını şirketten isteyebilir olmasına ilişkin sebepler ileri sürülerek teminat mektubunun tazminine ilişkin edimden kaçınılması mümkün olmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/15838, K. 2013/13619, 27 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama