KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/15877 E., 2013/13996 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.07.2010 tarih ve 2009/209-2010/157 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Can Sibel Meral tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “gençler şekil” markası için tescil başvurusunda bulunduğunu, davalı TPE YİDK tarafından dava dışı şirketlere ait 2002/20033 sayılı “gençler şekil” ve 160606 sayılı “gençler şekil” ibareli markalarının mesnet gösterilerek başvurunun reddedildiğini, ancak müvekkilinin 1985 yılından beri markayı tüketici nezdinde kablo üretiminde maruf hale getirerek gerçek hak sahibi olduğunu ileri sürerek, davalı TPE YİDK'nın 2009-M-2888 numaralı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, itiraza mesnet markalar ile davacı markasının KHK'nın 7/1-b maddesi gereği benzediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, başvuru markası ile redde mesnet markaların esas unsurunun “gençler” ibaresi olduğunu, markalardaki şekillerin geri planda kaldığı, markaların aynı sınıfı içerdiği, adına önceden tescilli ve halen hükmünü sürdüren herhangi bir marka olmadığından ve yargılama konusu başvurunun önceki markanın hükmünü yitirmesinden yaklaşık 13 yıl sonra gerçekleştirmiş olması nedeniyle davacının başvurusunun bir seri marka olarak kabulüne olanak bulunmadığı,davacının başvuru konusu işareti tescilli ticaret unvanı, bir süre tescilli ve 1995 yılından bu yana da tescilsiz tanıtım vasıtası olarak kullanmasının yargılama konusu başvurunun mutlak ret nedeninden etkilenmeksizin tesciline olanak sağlamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/15877, K. 2013/13996, 2 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama