KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/15879 E., 2013/14493 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
414 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.10.2008 tarih ve 2008/73-2008/200 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 12.06.2006 tarihinde gerçekleştirdiği, 35/1. sınıftaki hizmetleri içeren, İSTANBUL FUAR MERKEZİ ŞEKİL ibareli 2006/27905 kod numarası verilen marka tescil başvurusunun, Markalar Dairesi tarafından ihdas edilen karar ile 18.07.1997 gün ve 191393 sayılı, İSTANBUL FUARCILIK A.Ş.+ ŞEKİL biçimli, 35/1. sınıftaki fuar organizasyonu ve fuarcılık hizmetlerini içeren marka mesnet alınarak 556 sayılı KHK’nın 7/b maddesi hükmü dayanak alınarak reddedildiğini,
başvuru konusu işaretin redde mesnet marka ile benzer olmadığı ve karıştırılmayacağı gerekçesiyle ret kararının kaldırılması arzusunu içeren itirazlarının nihaî olarak YİDK tarafından 2007/M-7178 sayılı karar ile reddedildiğini ifade ederek, yargılamada da aynı vakıalara dayanarak başvurularının reddine dair kurum kararının iptaline ve başvurunun 35/1. sınıf için tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya aykırı olmadığını, davacının başvurusunun konusu olan işaret ile redde mesnet alınan markanın anlam, biçim, okunuş ve görselliği ile umumî intiba itibariyle bıraktığı etkinin aynı bulunduğunu, tescil kapsamına alınmak istenilen hizmetlerin de aynı tür olması sebebiyle tüketiciler ve hizmetlerden yararlanıcılar nazarında karışıklığa yol açmasının muhakkak bulunduğunu ifade ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının, redde mesnet markayı terkin ettirmeden veya anılan marka hükmünü yitirmeden, davacının kendi markasının tescilini sağlama olanağının bulunmadığı, davanın YİDK kararının iptali istemine ilişkin bulunduğu, anılan kararın hukuka uygun olup olmadığının da tesis edildiği tarihteki hukuki durum nazara alınarak belirlenmesi gerektiği, dolayısıyla redde mesnet markanın sonradan şu veya bu sebeple hükümsüz kılınmasının ve kullanılmamasının anılan kararın tesis edildiği tarihteki hukuki durumunu etkileyemeyeceği, başvuru konusu işaretin tanınmış bir marka olmasının yahut gerçek hak sahibinin davacı olmasının,
şu andaki hukuki düzenlemeler itibariyle başvuru konusu işaretin, davacıya, mutlak ret nedeninden etkilenmeksizin tescil olanağını sağlayamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/15879, K. 2013/14493, 8 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama