KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/15890 E., 2013/13371 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.05.2012 tarih ve 2011/204-2012/95 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “ADVANTAGE” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının müvekkili markalarıyla iltibas yaratan ayrıca onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayacak, itibar ve ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki "EV AVANTAJ UZUN+ŞEKİL" ibareli 9, 35, 37, 38 ve 42. sınıf mal ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, davalı başvurusunun kötü niyetli olduğunu, başvuruya yaptıkları itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline, davalı adına tescil olunan markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.,
Diğer davalı vekili, müvekkili başvurusunun konusu olan işaretin, davacının markalarından farklı olduğunu, müvekkili şirket ile davacının iştigal konularının farklı olduğunu, iltibas iddialarının haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı markaları ile davalı başvurusunun konusu olan işaret arasında, esas ve yardımcı unsurları, biçim ve umumî intiba itibariyle bir benzerlik bulunmadığı her birinin bütünü itibariyle bıraktığı etkinin de farklı bulunması sebebiyle karıştırmaya sebebiyet verebilecek derecede bir benzerliğinin bulunmadığı, zira markaların ve başvuru konusu işaretin tamamen farklı şekil ve sözcükler kullanılarak oluşturulduğu, her ne kadar davacı markasında yer alan “advantage” sözcüğünün Türkçe’deki karşılığı olan avantaj kelimesi,
davalı başvurusunun konusu olan işarette de mevcut ise de, bu kullanım davacı markasının ayırt ediciliğini sağlayan imaj devrini gerçekleştirecek biçimde değil, davalının özgün biçimde yaratılmış, ayırt ediciliği yüksek, bir bütün olarak oluşturulmuş kompozisyon içerisinde kullanıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/15890, K. 2013/13371, 26 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama