KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/16042 E., 2013/14168 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.11.2011 tarih ve 2011/141-2011/47 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan kredi almak için başvurduğunda, daha önceki tarihte imzasının taklit edilmek suretiyle sahte belgelerle kendi adına kredi çekildiğini öğrendiğini, davalı bankanın durumu öğrenince kredinin geri ödemesinin sağlandığını, ancak müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini ileri sürerek 150.000 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının herhangi bir zararının oluşmadığını, hata fark edilince davaya konu kredinin vadesinden önce kapatılmasının sağlandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı'nın ...Dış Tic A.Ş.'nin eski yönetim kurulu üyesi olduğu bu bilgi ve ilişkilere dayanarak davalı banka tarafından davacının bilgisi haricinde davacının sahibi olduğu firmaya kredi kullandırıldığını, daha sonra davacının münferiden kredi kullanmak üzere yaptığı müracaat sonucu durumun fark edildiğini ve önceki kredinin derhal geri ödemesi sağlanarak kredi borcunun kapatıldığı,
usulsüz olarak kullandırılan kredinin geri ödemelerinde aksama olsa da davalı bankanın, bu kredilendirmeden dolayı davacının kredibilitesini olumsuz yönde etkileyebilecek şekilde herhangi bir işlem yapmadığı, bu durumu merkez bankasına da bildirmediği, davacının ticari itibarını zedeleyici herhangi bir sonuç doğurmadığı, bu nedenle manevi tazminatı gerektirici bir itibar zedelenmesi ve kişilik haklarına da saldırıdan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak mahkemece davanın reddine karar verildiğine ve karar tarihinde yürürlükte bulunan ...Ü.T.'nin 10. maddesi gereğince manevi tazminat davasının tümden reddi halinde vekalet ücretinin tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre belirleneceği düzenlendiğinden mahkemece, davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olamamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmişse de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/16042, K. 2013/14168, 3 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama