KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/16387 E., 2013/14653 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
400 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.05.2012 tarih ve 2011/517-2012/345 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin Necip ve Kurtuluş Kaya kardeşlerin %50 hisse nispetinde ortak oldukları şirket olduğunu, kardeşlerin aralarında anlaşamayıp şirket ortaklığını sona erdirmek istemeleri üzerine davalı şirketin 08/04/2011 tarihi itibariyle bilançosunu çıkarıp müşterek taşınmazların her birine kıymet takdir ettiklerini, Necip Kaya'nın davacı şirketi kurduğunu, tarafların aralarında sözlü olarak taksim sözleşmesi yaptıklarını, yukarıda bahsi geçen bilanço ve şifahi taksim sözleşmesine göre şirketin pvc bölümünün kredi kartı satışlarından alacağı olarak görülen ancak fatura edilmek suretiyle Kaya Yapıya devri mümkün olmayan,
Kaya Pen Plastik San ve Tic Ltd Şti.'nin İş Bankası Sinop Şubesi'ndeki hesabına yatan 174.939,00 TL'nin davacı şirkete ödeneceğine karar verildiğini, ancak davalı şirket tarafından bu yükümlülüğün yerine getirilmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında dava konusu alacak ile ilgili hiç bir anlaşma ve sözleşmenin olmadığını, 08/04/2011 tarihli bilanço olduğu belirtilen çizelgeye dayanıldığını, bu çizelgeyi kimin hazırladığının belli olmadığını, bu çizelgenin hukuken veya muhasebe tekniği açısından hiç bir geçerliliğinin olmadığını, 08/04/2011 tarihli çizelge tarihinde davacı şirketin mevcut olmadığını, mevcut olmayan bir şirketin bu tarih itibariyle alacağının olmasının da hukuken ve fiilen mümkün olmadığını dolayısıyla davacı şirketin dava açma ehliyetinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında harici bir yazılı sözleşme bulunmadığı, borçlu ve alacaklı tarafların gerçek kişi değil tüzel kişilik olduğu, alacaklı tüzel kişiliğin davalıya ait olduğu ve davacı şirketin tüzel kişilik kazanmasından önce davalı şirketin iş ve işlemlerinden doğan bir alacak olduğu, bu haliyle davacının talebinin yazılı bir belge ve hukuki bir dayanağının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
./.
-2-
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/16387, K. 2013/14653, 11 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama