KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/16395 E., 2013/14466 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
561 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 33. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.04.2012 tarih ve 2011/27-2012/64 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Turkcell Ekstralardan "Turkcell Nakit Fatura Tahsilatı" kapsamında Pamukbank POS'larından yapılan günlük fatura tahsilatı işlemlerini ertesi günü saat 11.00'e kadar davalı bankadaki 10210476 nolu hesabına yatırmakta ve davalı tarafından bu hesaptan her gün ... nolu hesaba otomatik virman yapılmakta olduğunu, müvekkili çalışanı Özlem Sabanlar'ın tahsilatları eksik/gecikmeli yatırdığını, taraflar arasında düzenlenen üye iş yeri protokolü uyarınca her ayın son günü davalının ekstre düzenleyerek müvekkiline göndermesi gerekirken buna riayet edilmediğinden zararın 10 ay sonra farkedildiğini,
davalının kusuru nedeniyle faiz ve ferileri ile birlikte borcun 21.299,63 TL'ye ulaştığını ileri sürerek 8.511,07 TL'nin ve 13.755,23 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, uğranılan zararın davacının kendi personelinin eylemlerinden kaynaklandığını, zararda bir kusuru bulunmayan müvekkilinin sözleşme hükümlerini uyguladığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının protokol gereği göndermesi gerekli aylık ekstreleri ya da benzeri bildirimleri davacıya göndermemek suretiyle kusurlu olduğu, davacının da 10 ay boyunca hesap ekstrelerini arayıp kontrol etmemesi bu konudaki personel işlemlerini ve muhasebe kayıtlarını inceletmemesi nedeniyle basiretli bir tacir gibi davranmayarak zararın oluşumuna sebebiyet verdiği, davacının ana paranın tamamını her halükarda ödemek zorunda olduğu,
ancak her iki tarafın kusurlu davranışları nedeniyle uygulanan yüksek miktardaki faizden de her iki tarafın eşit olarak sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 6.877,62 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı Bankanın kusuru nedeniyle uğranıldığı iddia olunan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile taraflar eşit oranda müterafik kusurlu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, yapılan inceleme yeterli değildir.
Davalı vekili savunmasında, her ne kadar hesap ekstreleri aylık olarak davacıya gönderilmemiş ise de, yapılan işlem ve tutarlarının hesap ekstrelerine gerek olmaksızın her gün mesai bitiminde pos cihazlarından alınması gereken toplam raporlarda görülebildiğini, davacının ... nolu hesabı bu raporlardan kontrol edebileceği halde 10 ay boyunca anılan raporları almadığını ve/veya muhasebe elemanına kontrol ettirmediğini, her gün yüklüce para yatırılan bu hesabın basiretli bir tacir gibi titizlikle incelenmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalının yukarıda belirtilen savunması üzerinde durulmamış, Bankanın sorumluluğu anılan savunma doğrultusunda irdelenip incelenmemiştir. Bu durumda mahkemece bilirkişi heyetinden davalının bu savunmasının da irdelendiği ek rapor ya da yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Kabule göre de, davacının, tahsil edilen fatura bedellerinin kendi çalışanı tarafından davalı Bankaya eksik yatırılması nedeniyle eksik yatırılan miktarın tamamından, ancak işleyen faizin eşit müterafik kusura isabet eden kısmından sorumlu tutularak davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de çalıştırdığı personeli seçmede gerekli titizliği göstermeyen ve bu konuda basiretli bir tacir gibi davranması gereken davacının, davalı Bankaya nazaran kusurunun daha ağır olduğunun kabulü gerekirken tarafların eşit oranda müterafik kusurlu görülerek faiz hususunda bu oranda sorumlu tutulmaları dahi yerinde görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/16395, K. 2013/14466, 8 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama