KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/16397 E., 2013/14081 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04.07.2012 tarih ve 2011/567-2012/277 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya karşı Stuttgart Eyalet Mahkemesi'nde açtığı alacak davasını kazandığını, 21.02.2008 tarihli Stuttgart Eyalet Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 14 O 325/06 dosya numarası ile kayıtlı dava dosyasında davacının alacağının karara bağlanarak kesinleştiğini, Almanya' da kararı uygulayarak alacağı tahsil etmek imkanı kalmadığını ileri sürerek, anılan kararın tenfizini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, tavzihe konu olan aynı mahkemenin 23.01.2008 tarih ve 14 O 325/06 sayılı asıl ilamı ile davalının davacıya 29.000,00 Euro ödeme yapması, davacının da hisse senetlerini iade edilmesi karşılığında tarafların sulh olduklarının ve taraflar arasında görünen davanın değerinin 37.918,71 Euro olduğununu tespitine karar verildiği, davalının 29.000,00 Euro'yu davacıya teslim ettiğini tarafların kabul ettikleri, bu nedenle ortada infazı gereken bir husus kalmadığı, tenfizi istenen 21.02.2008 tarihli kararda dava değerinin 56.206,98 Euro olduğuna tashihen karar verildiği,
bu kararda icrai bir hüküm bulunmadığı, davacı lehine verilmiş masraf ve vekalet ücreti de mevcut olmadığı, bu durumda davaya konu edilen Stuttgart Eyalet Mahkemesi'nin 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 21/02/2008 tarih ve 14 O 352/06 sayılı kararının 5718 sayılı Yasa uyarınca tenfiz koşullarını taşımadığı gerkçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/16397, K. 2013/14081, 2 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama