KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/16661 E., 2013/14126 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
396 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.06.2012 tarih ve 2011/629-2012/241 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Afşin Şubesi'nde çek hesabının bulunduğunu, müvekkili tarafından 30/09/2007 keşide tarihli, 7.000 TL bedelli bir çekin keşide edildiğini, aynı seri numaralı aynı keşide tarihli ve bedelli bir başka çekin sahte olarak müvekkili adına keşide edilerek, davalı bankanın ... Şubesi'ne ibraz edildiğini, sistemde uyarı bulunmasına rağmen banka tarafından karşılığının ödendiğini, bu konuda cumhuriyet savcılığına suç duyusunda bulunduklarını, davalı bankanın sahte çeke dayalı olarak ödeme yapması sebebiyle kusurlu olduğunu ileri sürerek, 7.000 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, alınan bilirkişi raporunda davalı bankanın sahte çek sebebiyle ödeme yapması sebebiyle kusurlu ve sorumlu olduğunun bildirildiği, davalı bankanın oluşan zarardan sorumlu olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 7.000 TL’nin ödeme tarihi olan 02/10/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; mahkemece davanın kabulüne karar verilerek, faiz başlangıcına esas olan, davacı tarafça çek bedelinin ödeme tarihinin 02.10.2007 yerine 02.10.2010 şeklinde yazılması ve davacı tarafça talep edilen en yüksek faizin, avans faizi olarak değerlendirilmesi gerekirken hüküm altına alacak kısmına yasal faiz uygulanması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın HUMK’nın 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/16661, K. 2013/14126, 3 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama