KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/16671 E., 2013/14577 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Küçükçekmece 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.03.2012 tarih ve 2010/873-2012/505 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde Nakliyat Emtea Sigorta Poliçesi ile sigortalı dava dışı şirkete ait olup ABD’den Türkiye’ye nakli için, tam ve hasarsız olarak davalı taşıyıcılarca teslim edilen ve Atatürk Havalimanı’na kadar davalılardan ... tarafından taşınan, gümrükten çekildikten sonra sigortalının işyerine kadar da diğer davalı şirketçe taşınan elektronik cihaz kolilerinden 20 adedinin ıslak olduğunun tespit edildiğini, hasarın taşıma sırasında, taşıyıcılarca gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi sonucu meydana geldiğini, 4.222.00 TL hasar bedelinin müvekkilince sigortalısına ödendiğini ileri sürerek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.222.00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Airlines vekili, dava konusu hasarın müvekkili şirketin sorumluluğu esnasında meydana geldiğinin ispatlanmasının gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı DHL Global Forwarding Taşımacılık A.Ş. vekili, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece; iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu hasarın rücuen tazmini için, öncelikle davacı tarafından zararın ve bu zararın taşınma sürecinde meydana geldiğinin ispatlanmasının gerekli olduğu, ayrıca kusuru ispat külfetinin bulunmadığı, zararın ve meydana geldiği sürecin baştan itibaren ispatlanmasının zorunlu olduğu;
dıştan görülebilecek olan ve görülmesi gereken ve tesellüm sırasında tutanağa bağlanması gereken ıslanma olgusu ve yol açtığı zarar bakımından davacı tarafça, dava dışı sigortalısının tutanak düzenletmeden sırf kendi kendilerine düzenlediği tutanağa itibar edilerek yapılan ödemenin, davalı taşıyanlardan istenemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/16671, K. 2013/14577, 10 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama