KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/17132 E., 2013/16151 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/04/2012 tarih ve 2011/34-2012/64 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 1974 yılından bu yana gıda sektöründe faaliyet gösteren müvekkilinin 26.01.1994 yılından itibaren "ERİŞ" esas unsurlu markaları tescil ettirdiğini, "ERİŞ GOLD" ibaresinin 29, 30 ve 31. sınıflarda marka olarak tescili için TPE nezdinde yaptıkları başvurunun davalı şirketin itirazı üzerine bazı mallar emtia listesinden çıkartılmak suretiyle kısmen reddedildiğini, davacı markalarının tanınmış olduğunu, "ERİŞ" esas unsuru üzerindeki gerçek hak sahipliğinin müvekkiline ait bulunduğunu, davalı şirketin sırf müvekkilinin faaliyetini engellemek için marka tescili kapsamındaki kullanmadığı ürünler yönünden başvuruya itiraz ettiğini ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptalini ve karara konu ürünler yönünden tescil işlemlerinin devamını talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, kararın yerinde olduğunu savunmuştur.
Davalı şirket vekili, müvekkili şirketin 1966 yılında tescill ettirildiğini, markasal kullanım önceliğinin davalıya ait olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkmece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, başvurudan çıkartılan emtiaların bir kısmının davalı markalarında aynen yer aldığı, kalan kısmı yönünden ise taraf markalarındaki "ERİŞ" ibaresi itibariyle iltibas ve karıştırma ihtimalinin kaçınılmaz olduğu, KHK'nın 8/3. maddesinde düzenlenen öncelik hakkı ve 8/4. maddesinde düzenlenen tanınmışlığın, marka başvurusuna itiraz etme ve tescilli markanın hükümsüzlüğünü talep etme hakkı vereceği, mevcut bir markaya rağmen tescil ettirme hakkı vermeyeceği, kaldı ki dosyada davacının böyle bir kullanımına ilişkin yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/17132, K. 2013/16151, 19 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama